Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eylemlerimizin en temel olanları derinlikten gelivor, ani aydınlanmalar bizim için sır olan yerden, yani gücümüzün çok ötesindeki üstün bir kudretten geliyor. Kendimizden bihaber, medenileşmiş "benliğimizin artık farkında olmadığı va da fark etmek istemediği o puslu yerde o ezeli ve ebedi “benlik" yaşamaya devam ediyor. Bazen bu "benlik bir anda hareketlenerek medeni insanı saran ince katmanlan delip geçiyor. Sonrasında ezeli ve dizginlenemez içgüdüler tehlikeli bir biçimde varlığımıza akmaya başlıyor. Zira bilinçaltının ezeli arzusu işığa doğru yükselmek, farkına varmak ve kendini eyleme dönüştürerek boşalmaktır: "Madem varım, hareket halinde olmalıyım," der bilinçdışı dünya. Her saniyede, dile getirdiğimiz her sözcükte, gerçekleştirdiğimiz her bir eylemde bilinçdışı hareketlenmeleri bastırmamız ya da daha doğrusu tekrar tekrar bastırmamız gerekiyor. Etik veya medeniyet algımız, içgüdülerin barbarca tutkulanna aralıksız olarak karşı koymak zorundadır. Böylece tüm ruhsal yaşamımız, bilinçli ve bilinçsiz arzularla iradeyle gerçekleşen eylemler ve içgüdülerimizin sorumsuzluğu arasında durmaksızın süren tutkulu bir savaş meydanına dönüşür.