İvan İlyiç, şimdiye kadar gereken şekilde yaşamamış olması düşüncesini isabetsiz gördüğü halde, gerçeğin düşüncesine aykırı olduğu inancına gitgide kaptırıyordu kendini. Üstün mevkilerde bulunanların iyi saydıkları şeylere karşı kendisinin belli belirsiz, çabucak da uzaklaştığı karşı koyma çabalarının asıl gerçek olması ihtimali aklına geldi. Geri kalan ne varsa doğru olmayabilirdi. Görevi, hayatının kuruluşu, ailesi, toplumla ve memuriyetle ilgileri temelden yanlış olabilirdi.
Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.