Bugün sizin için Türkiye'nin en iyi yazarlarından biri olan Sabahattin Ali'nin, başlıktada yazan kitabı, Kürk Mantolu Madonna'dan bahsedeceğim. Kitap hakkında bilgiler ve sonrasında konu anlatımı. En son ise şahsi fikrim.
Kitabın yazarı daha demin de dediğim gibi Sabahattin Ali. Eser, 1943 yılında yayınlanmış. 2007 yılında Le Diable qui esr nous adıyla Éditions du Richer tarafından da yayınlandı. Aynı zamanda 2016 yılında Peguin Classics dizisi içinde yer almıştır. Türkiye'de ise birçok yayınevi basımından çıkmıştır. Yani istediğiniz yerden kolayca bulabilirsiniz.
Okuduğum Sabahattin Ali kitaplarına değinerek diyorum ki psikolojik tahvillerin her zaman ki çok güzel işlendiği bir kitap. Bunu hem herkese hitap edecek şekilde hem de bunu ağır bir dil kullanmadan başarması bile okunması için iyi bir sebep olduğunu söyleyebilirim.
Öncelikle kitabın konusundan bahsedelim. Kitabın ana karakteri Raif efendi. Kitap içinde onun hikayesini öğreniyoruz. Fakat yazmış olduğu ve ölüm döşeğinde iş arkadaşına verdiği günlükten. Hastalıkla savaştığı bir dönemde çok kısa zaman önce tanıştığı iş arkadaşına, hayatında neler olduğunu en azından biri dahi olsa bilsin diye hayat hikayesini yazdığı günlüğü verdi. Sonrasında ise olayları günlükten, Raif Bey'in ağzından okuyoruz.
Raif Bey'i, babası iş öğrensin diye Almanya'ya gönderiyor. Fakat oraya gittikten sonra Raif Bey kesinlikle bir işe girip çalışmak veya başka bir iş öğrenmek için girişime girmiyor. Çünkü yapmak istediği şeyin bu olmadığını düşünüyor. Uzun bir zaman orada kalıyor. Almanca öğreniyor. Babası hattına bir işede giriyor. Ama asıl hikaye gittiği bir sergide gördüğü tablo ile başlıyor. İlk gittiği zaman tablonun önünde uzanca bir zaman geçiriyor. Karşısında ki tablo adate çekiyor onu. Bir kere iki kere derken Raif Bey, o