Gök Kız

Spoiler İçerir!
9/10
·408 syf.··
2024 27. kitabı
·
96 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2024 00:11
Bir intikam kaç kılıçtan geçer? Acun kaç acıyla inler? Bir Kızıl Elmaya kaç kan dökülür? Sonunda o gün geldi mi? Öç ateşi yakıldı mı? Okumayı planlamadığım ama çok sevdiğim komutanımın üç kere üst üste tavsiye etmesi sonucu aldığım kitap serisi “Börü”. Vaktim olmadığından, kitabı üç ayda anca bitirebildim. Börü, intikam arayışındaki bir kahramanın destanı olarak başlar. Kahramanımız Börü, düşmanları tarafından yok edilen ailesinin, köyünün ve yok olmaya yakın olan soyu Uyguriler’in intikamını almak için güçlü düşmanlarla yüzleşir. İncelemeye başlamadan önce kitabın mitolojik ögelerimize değinmesi ve kadınlarımıza değer vermesi çok hoşuma gitti. Başta kurgu sıkıcı gelse de ileride ilgimizi çeken bazı olaylar gelişiyor ve kitap çok akıcı bir dille yazılmış olduğundan kitabı hızlıca bitirebiliyorsunuz. Yalnız, yazarın dili biraz kuru olduğundan bazı sahneler sönük kalıyor. Savaş sahneleri, Diriliş: Ertuğrul’u anımsattı bana. Bu konuda kitap sınıfta kaldı ama kurgu genel olarak güzeldi. Mitolojik unsurlar içerdiği için eski ama bazı fantastik ögeler içerdiğinden gelecek zaman olduğu için hikayenin genel zamanını tahmin edebilmek çok zor. Taragay gibi bir yiğidin ölümü böyle olmamalıydı ve Börü çok erken öldü. Bu benim için baya hayal kırıklığıydı. Kitabın son kısmı okuyucuyu adeta ikinci kitaba yönlendiriyor. Her şeye rağmen kurgusu ve bana kattığı yeni deneyimler gerçekten güzeldi. Kurguyu ve savaş hikayelerini sevenlere kesinlikle tavsiye ederim.
BörüÇağlayan Yılmaz · Panama Yayıncılık · 20173,361 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Spoiler İçerir!
9/10
·112 syf.··
2024 30. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2024 14:04
"On ne voit bien qu'avec le cœur. L'essentiel est invisible pour les yeux. (İnsan yalnız yüreğiyle doğruyu görebilir. Asıl görülmesi gerekeni gözler göremez.)" İşte böyle demişti lisedeki Fransızca hocam okuldaki son günümde. Bana bu kitabı alıp içine hedeflerim için iyi dileklerini yazmıştı. Bu kitabın değeri büyüktür benim için. Çevremizde olan o kadar şey var ki ister istemez olgun davranmalıyız. Lakin ben, bu kitapta ben uzun yıllar sonrasında tekrar küçük benliğime dönebildim. Küçülmek ancak bu kadar büyük ve güzel bir şey olabilirdi. Hikaye bir pilotun çölde kaza yapmasıyla başlar. Pilot, düştüğü yerde başka bir gezegenden gelen küçük bir çocukla karşılaşır. Sonrasında, küçük prensimiz macerasını anlatmaya başlar. Prensimiz, kendi gezegeninden çıkıp başka gezegenleri gezip dolaşmasını anlatır. Sırasıyla kral, kibirli adam, sarhoş, iş adamı, fenerci ve coğrafyacıyla tanışır. Bu gezide, yetişkinlerin ne kadar tuhaf olduğunu anlar. Bu kitabı küçük bir çocuğa okursanız zevk alır, biz büyükler ise ders çıkarırız. Yine de anlamayacaklar olur. Olur öyle şeyler, büyükleri hoş görmek lazım.
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015279,7bin okunma
Spoiler İçerir!
8/10
·68 syf.··
2023 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2023 03:09
Mesleğini icra ettiğin hastanede hasta olarak yatmak. Bir insan bu evreye nasıl gelebilir? Altıncı Koğuş, Çehov'un insan psikolojisine derinlemesine bir bakış tuttuğu kısa bir hikayedir. Öykü, insanın varoluşsal sorgulamalarını ve toplumsal normların birey üzerindeki etkisine dair derin düşünceleri ele alır. Kitapta iki önemli karakter vardır: Eğitimli bir hasta olan İvan Dmitriç ile doktorumuz Andrey Yefimiç. Doktorumuz, eğitimsiz kasabada eğitimli tek birey olan Dmitriç ile karşılaşınca onunla dostluk kurmaya çalışır lakin hastamız hayatı boyunca gördüğü adaletsizlikten ve çektiği zorluklardan dolayı bu arkadaşlığa pek yanaşmaz. Kitap içerisinde bu samimiyeti sadece İvan değil, tüm kasaba halkı kabullenmeyecektir. Dert kendinin olmayınca küçümsermiş insan. Yefimiç, Dmitriç'i anlamaya çalıştıkça; duygusal karmaşaları, hastanın hayattan anlam arayışını ve kendini tanıma sürecini çözmeye çalıştıkça kasaba halkı kuşkulandı ve en sonunda doktor da bu duruma düştü. Bu kitabı okurken farklı duygular yaşadım. Yeri geldi mi Andrey Yefimiç'e üzüldüm, yeri geldi mi İvan Dmitriç'i anladım. Yevgeni Fedoroviç'den tiksindim, Mihail Averyaniç'den gıcık aldım ve en önemlisi Nikita'ya küfür ederek kitabı kapattım. Kitap akıcı; yormuyor, gerçeğe hemen varıyor. Felsefe, ahlak, içsel dünya, yaşam, ölüm ve adalet üzerine kitap okumak isteyenler bu kitabı kesinlikle okumalı. Bu kitap tavsiyemdir.
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,2bin okunma
Spoiler İçerir!
9/10
·68 syf.··
2023 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2023 00:00
Aşk mı yoksa takıntı mı? Bana göre kadın adama saf takıntılıydı fakat bir Zweig okuru olarak bu kitapta da karakteri yargılamak yerine anlamaya çalışacağız. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, duyguların en karanlık köşelerine yolculuk eden bir başyapıttır. Öykü, ismi belirsiz bir kadının aşk dolu mektubunu içerir. Zweig, okurları kadının dünyasına çekmek ve onun duygularını keşfetmeye teşvik etmektedir. Mektup; kadının aşkını, içsel çatışmalarını, acılarını ve umutlarını ortaya çıkarır. Şimdi gelelim bu aşk normal bir aşk mıydı yoksa bir takıntı mıydı? Ana karakterimiz neden bilinmeyen? Mektubun ilk cümlesi "Sana, beni hiç tanımamış olan sana." Yazar, mektubun başından sonuna kadar kadın karakterimizin neden böyle dediğini anlatıyor; uğruna kısacık ömrünü harcadığı adam onu bir gün bile tanımıyor ve hatırlamıyor. On altı sene içinde adam bir kere bile kadını hayatının bir köşesine koymuyor ve hemen unutuyor. Her rast gelmelerinde sanki ilk defa karşılaşıyorlarmış gibi vakit geçiriyorlar. Kadın karakterimiz, on üç yaşındayken erkek karakterle karşılaşıyor. Küçükken başlamış olan hayranlık on altı sene boyunca saplantılı bir aşka dönüşüyor. Her şeye rağmen kadın adamdan ne vazgeçiyor ne de nefret ediyor. Kitapta üzüldüğüm nokta bu saplantının çocuklarına ve kadının hayatıma mal olmasıydı. Keşke öldükten sonra değil, önceden anlatmış olsaydı. Kitabın en güzel yanı bir erkek yazarın kadın karakterinin duygularını kusursuzca kelimelere dökmesidir. Kitabı okurken duygulandım, ara sıra duvara baktım, kapatıp düşündüm ve son için üzüldüm. Seni hiçbir zaman unutmayacağım Bilinmeyen Kadın.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,3bin okunma
Spoiler İçerir!
9/10
·96 syf.··
2023 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2023 00:00
Fiziksel eylem görmeden işkence çekilir mi? Satranç sadece krallar, vezirler ve kaleler mi? Okuduğum ilk Stefan Zweig eseri ve ben kitabı hasta olmama rağmen bir solukta bitirmiştim. Satranç, İkinci Dünya Savaşı'nın gölgesinde geçen bir hikayeyi anlatır. Hikaye, deniz yolculuğunda bir araya gelen iki karakter etrafında şekillenir: köyden çıkmış dünya şampiyonu Czentovic ile Nazi mahkumu ve anlatıcı olan Dr. B. Kitapta satranç oyunu bir metafordur: insan doğasını ve savaşın etkilerini ele alır. Kitap, Czentovic'in engeli yüzünden önem verilmemesi fakat satranç sayesinde değer görmesi ile başlar. Yenilmez konumuna geldiğinde devran tersine döner ve bu sefer o insanları hor görür. Kitabın ikinci kısmında, mahkumun hayata tutunmak maksadıyla çaldığı kitabın bir satranç kitabı olması ve psikolojik olarak sağlıklı kalmak amacıyla başladığı bu satranç serüvenin ona daha da zarar vermesini anlatır. Teselli olmak için tek başına oynadığı bu satranç oyunu, sadece onun zihnini değil, tüm vücudunu ele geçirir. Kitap, Dr. B.’nin içsel çatışmalarını ve tecritini yansıtır. Yazar; kitabında işkenceyi, psikolojik derinliği ve insanın zor zamanlarda nasıl başa çıkabileceği konularını işler. Stefan Zweig, kısa novellasında bile derinlikli karakter analizi ve insan doğasına dair çarpıcı gözlemler sunar. Zweig, bu öyküde karakterleri, duyguları ve sahneleri zekice yazmış ve her şeyi ince ince işlemiş. Kitap, okuyuculara derin düşündürme potansiyeli sunar.
SatrançStefan Zweig · Anonim Yayıncılık · 2020279,1bin okunma