“Sana, beni asla tanımamış olan sana..”
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu ;
Sitemin , kırgınlığın ve aşığın baştan aşağı maşuğa dönüşünün öyküsü...
Platonik aşk diye adlandırdığımız türden bir aşkın öyküsü
Sevginin en saf hali , maddi veya fiziksel bir beklentinin olmadığı duru bir sevgi ...
Kitabı okurken mektubun yazılırkenki acı ve ızdırabını ruhunuzda hissedebilirsiniz
Bazen çaresizliğe bir çare ararken bulacaksınız kendisini bazen de hayret edeceksiniz bir insan kendinisi hiç tanımayan farketmeyen bir insanı nasıl olur da böyle sevebilir , nasıl böylesine varlığını varlığına bağlayabilir ...
Ama olmaz demeyin oluyor arkadaşlar ‘Bilinmeyen Kadın ‘ aslında R.’den yine R.’ye sığınıp teselli buluyor ...
Son olarak kitaptan bir alıntıya yer vereyim ;
"Fakat sen kimsin ki benim için? Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?"
Vakti varken sevin ve sevdiğinizi dile getirin.
İyi okumalar :)