Evrende hiçbir yerde olumsallık yoktur, rastlantı yoktur, özgürlük de yoktur. Eylemde bulunduğumuzda, aynı zamanda bizim üzerimizde de eylemde bulunulur.
Erdem edinilen bir şeydir ve onu edinmek için belli hazları feda etmek gerekir.Zihni hayatın getirdiği güçlüklerle açılıp güçlenmemiş,zorunluluk nedeniyle bilgi peşinde koşmamış biri, haz onun için ulaşılabilir durumdayken,onu feda etmeye razı olur mu?Yaşamda mücadele etmek zorunda kalan insanlar mutlu insanlardır, çünkü bu mücadelelerdir ki,insanın aylaklıkla geçirdiği boş zamana sahip olup da kendisini zayıf düşürecek kötü alışkanlıkların avucuna düşmekten alıkoyar! Ama erkeklerle kadınlar doğuşlarından itibaren haz güneşinin daima üzerlerinde parladığı, sıcak iklimli bir alana yerleştirilirse, yaşamın görevlerini yerine getirecek,hatta kendilerini kaybetmelerine neden olan duygularını tahlil edecek kadar nasıl güçlendirebilirler zihinlerini?
Kendini aldatmaya dayanan bir gönül doyumu her an çökebilir. Gerçek ne kadar tatsız ya da acı olursa olsun, yüz yüze gelmeli, alışmalı ve yaşayışımızı ona uydurmaya çalışmalıyız.