Ortaokul yıllarımda büyük bir merakla okuduğum ilk klasik kitaptır. Doğrusu bu eserden sonra klasiklere büyük bir ilgi duymaya başlamıştım. Eserde gayet zengin ahlaklı ve seçkin bir burjuva olan bir adamın bir gün at yarışı izlemeye gitmesi ile hayatının ne kadar değiştiği anlatılıyor. Belki de ilk kez burjuvaya ters olarak bir "suç" işlemesi ve ardından içindeki kötücül hazların ortaya çıkmasıyla, kendisini yeniden keşfetmeye başladığını; sonrasında da hayatın en dibine vardığını görüyoruz. Stefan Zweig'ın üslubu oldukça başarılı olduğundan eseri bir çırpıda okuyup bitirebiliyorsunuz. Kitabın özeti olan bir alıntı: “Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek hiçbir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.” Stefan Zweig
"Benim yaşamım onda odaklaşır. Yeryüzünde her şey yok olsa da yalnız o kalsa, ben var olmakta devam ederim; başka her şey yerinde dursa da yalnız o yok olsa, evren bana tümüyle yabancılaşır."