Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dostoyevski'nin Budala eserini okuyup herkesin bu kadar övmesine karşın benim o kadar yükselemem sonucunda Dostoyevski'yi anlamak ve okumak üzerine bir seri yaptım ve bu seriye okumadığım kitapları arasından ilk olarak "Öteki" ile başladım.
Bu inceleme diğerlerinden farklı olarak kitabı nasıl yorumladığımı içereceği için şimdiden buraya spoiler uyarısı koyuyorum!
Kitabın başlarında karakterimizin doktoruyla olan konuşmalarına şahit oluyoruz. Karakterimiz doktora karşı kendisini insanlar gibi olamadığını, maske takan bir kişiliği olmadığını, çok gezen, çok konuşan biri olmadığını yani toplumdan biraz farklı olduğu şeklinde kendisini ifade ediyor. - Doktorla olan bu konuşması kitapta benim en favori bölümümdür. - Ardından karakterimiz yemeğe katılmak için bir hazırlığa girişiyor ve ancak yemeğe kabul edilmiyor. Bunun üzerine karakterimiz hiç doktora anlattığı kişiliğinin aksine hiç kendinden beklenmeyecek şekilde bir davranış sergileyerek yemeğe gizlice giriyor. Türlü rezillikler çıkardıktan sonra oradan ayrılıyor. Bu hareketini karakterimizin ilk kırılma noktası olarak görüyorum. Ardından yemekten eve dönüş yolunda kendisine hayret verici şekilde benzeyen biriyle karşılaşıyor. Kelimenin tam anlamıyla ikizi gibi. Ardından bu ikizi ertesi gün aynı iş yerinde yanı başında işe başlıyor. Ve öğreniyor ki adamın adı da bizim karakterimizin adıyla aynı. Bu kadar benzerliğe iş yerindeki kimsenin ses çıkarmaması bizim karakteri bir hayli paranoyaklaştırıyor. Ardından bu ikiziyle yakınlaşma çabaları sonucu adamdan bir de darbe yiyor. Artık bu ikizi karakterimizle sürekli dalga geçmeye, onu küçük düşürmeye başlıyor. Herkes tarafından çok sevilen bu ikizine karşın bizim karakterimiz ise iyice gözden düşüyor. Paranoyaklıkları da hat safhaya çıkıyor ve kafayı iyice
Kitabı iki cilt halinde okudum. Yazıldığında büyük olasılıkla tek cilt halinde yazılmıştır. Ancak okurken ikinci cilt ilkinden daha farklı odak noktalarına sahipmiş gibi hissettim. İlk kitapta olay örgüsüne daha ağırlık verilirken ikinci ciltte daha çok uzun uzun felsefe, politika, din gibi konular üzerine konuşmalar hakimdi. Kitapta benim en favorim İppolit'in mektubuydu. Sadece o mektup için bile kitabın okunmaya değer olduğunu düşünüyorum. İppolit'in hikayesini çok derin ve işlenmeye değer buldum ancak kitap bu konuda beklentimi karşılamadı.
Üzerine konuştuğumuz eser dünyaca kabul görmüş Dostoyevski'nin eseri olduğu için düşüncelerimi çok da özgürce ifade edemiyorum ancak yere göğe sığdırılamayan yorumlar üzerine kitabı okumaya başlamam sonucu bir miktar da olsa hayal kırıklığı yaşadım. Bunun üzerine bu düşüncemi kendi eksikliğime vererek kendime bir Dostoyevski serisi oluşturdum. Uzun bir süre Dostoyevski okumak ve anlamak çabasında olacağım, bu okuma serisi sonunda gelişmiş olacağımı umuyorum.
Kendimi inatla Dostoyevski'yi ve eserlerini anlamaya verdiğim bu dönemde okuduğum beşinci Dostoyevski kitabı. Anlamaya verdim evet ama ne kadar anlayabildiğim meçhul. O yüzden çok da kötü yorum yapmaya cesaret edemiyorum.
Baş karakterimiz insan ilişkilerinde çok iyi olmayan kendini evine kapatmış bilim sever birisi olarak kitabın girişinde kendini tanıtıyor. Her Dostoyevski eserinde olduğu gibi bu karakterde de ümitvar olarak seveceğime dair hisler besledim. Genel olarak Rus edebiyatında ( yeteri kadar çok okumamış olsam da) sevebildiğim bir kitap karakterine henüz rastlamadım ve her kitabı bu arayış içerisinde okuyorum. Bu karakterimiz de diğer karakterleri kadar hayal kırıklığı yaratmasa da beklediğim gibi de çıkmadı. Zaten olaylar o kadar hızlı gelişiyor ki şimdi bu aşamaya nerden geldik gibi bir afallama oluşturuyor.
-𝗦𝗽𝗼𝗶𝗹𝗲𝗿 𝘂𝘆𝗮𝗿ı𝘀ı-
İnsan ilişkilerinde çok iyi olmayan bu karakterimiz kitabın sonunda bir de dolandırıcılıkla karşı karşıya kalıyor. İçine kapanık bir insanın, bu durum sonucu hayatının geri kalanında davranışsal olarak ne tepki verdiğini de merak etmedim değil.
-𝗦𝗽𝗼𝗶𝗹𝗲𝗿 𝘀𝗼𝗻𝘂-
"Öteki" kitabının ardından bu kitabı okumanın biraz çıtayı düşürdüğünü söylemeliyim. Beklentinin yüksek tutulmamasını gerektiren ve Dostoyevski'yi anlamak için çıkılan bir basamak olarak görüyorum bu kitabı.
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202413,7bin okunma