Büşra

Büşra
WALTER BENJAMIN’E göre “kült görevi” üstlenen nesnelerde önemli olan “görülmelerinden ziyade mevcudiyetleri”dir. “Kült değerleri” teşhir edilmelerinden değil mevcudiyetlerinden kaynaklanır. Erişilemeyecek bir mekânda saklayarak gözlerden uzak tutma şeklindeki uygulama kült değerlerini artırır.
Felsefe
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şeffaflık ile hakikat özdeş değildir. Hakikat, diğer her şeyi yanlış ilan ederek kendini ortaya koyar ve kabul ettirir. Daha fazla enformasyondan ya da enformasyon yığınından ortaya hakikat çıkmaz. Bunlarda yön, yani anlam eksiktir. Tam da hakiki olanın barındırdığı olumsuzluğun eksikliğinden ötürü olumlunun urlaşması, yığınlaşması söz konusudur. Aşın-enformasyon ve aşırı- iletişim hakikat eksikliğinin, dahası varlık eksikliğinin belirtisidir. Daha fazla enformasyon, daha fazla iletişim bütünün temel belirsizliğini ortadan kaldırmaz. Hatta daha da artırır.
Felsefe
Her tür yara kaçınılması gereken bir şey olarak görülür. Eziyet (Leiden) ve tutku (Leidenschaft) olumsuzluğun temsilcileridir. Bir yanda bunlar yerlerini olumsuzluktan arınmış keyfe bırakırken öte yanda aşın olumluluktan kaynaklanan bitkinlik, yorgunluk, depresyon gibi psişik bozukluklar ortaya çıkar.
Felsefe
Olumluluk toplumu hiçbir olumsuz duyguya da izin vermez. Böylece insanlar eziyet ve acıyla başa çıkma, buna biçim verme becerisini yitirirler. Nietzsche’ye göre insanın ruhu derinliğini, büyüklüğünü ve gücünü tam da olumsuzlukta oyalanmaya borçludur. İnsanın tini de sancılı doğar. “Ruhun talihsizlik karşısında duyduğu ve gücünü geliştiren gerilim ... talihsizliğe katlanmak, talihsizlik karşısında sebat etmek, onu yorumlamak ve ondan bir şeyler çıkarmakta gösterdiği yaratıcılık ve cesaret, ayrıca ruha derinlik, sır, maske, tin, açık gözlülük, büyüklük olarak sunulmuş olan her şey: - bunlar eziyetle, büyük eziyetin terbiyesiyle sunulmamış mıdır?”
Felsefe
Hegel’in “tin”i olumsuz olana sırtını dönmez, ona katlanır ve varlığını onun içinde sürdürür. Olumsuzluk “tinin hayatı”nı besler. Olumsuz bir gerilim oluşturan kendindeki öteki, tini canlı tutar. Hegel’e göre tin sadece “olumsuzluğun doğrudan yüzüne baktığında, onunla oyalandığında güçtür” Tinin bu oyalanmasıdır “onu varlığa dönüştüren sihirli güç”. Buna karşılık sadece olumlular arasında zaplayan kişi tinsizdir. Tin, olumsuzda oyalandığı ve onu kendisine göre işlediği için yavaştır. Şeffaflık sistemiyse hızlanmak için her türlü olumsuzluğu ortadan kaldırır. Olumsuzda oyalanmak yerini olumluda hız yapmaya bırakır.
Felsefe