Öyle art arda okunamıyor Turhan Yıldırım'ın öyküleri.
Bin türlü oyunla dans ettiriyorsa da kelimelere, sizi yoran, yavaşlatan, düşündüren asıl şey biçimden çok içerik oluyor.
Çok ağır anlattıkları. Okunması değil katlanılması ağır.
Birde empati zengini bir ruhun cümlelerine dönüşünce, varın siz düşünün
Kızılay Karanfil sokakta mütevazi bir kitabevinde oldukça şahşahalı işlere imza atan cesur bir yazar/yayıncı ailenin hikayesi.
Nam_ı diğer: SOL YAYINLARI
KARDEŞİME AĞIT ADLI ÖYKÜDEN
Ardından nice şiirler yazdı, tamamı kardeşine ağıttı. Ve ağıtlar yazan kaleminden şu mısra dökülüverdi: "Bildim ki yalnızlık senin yokluğundur."
Modern Soslu Postmodern Makarna (sayfa 61)
Buda olayın birinci ağızdan anlatımı:
m.youtube.com/watch?v=Zbuju2x...
Modern Soslu Postmodern Makarna
V. S
m.youtube.com/results?sp=mAEA...
Edward NORTON'un 25.Saat filmindeki muhteşem monoloğunu bana çağrıştırdı Turhan Yıldırım 'ın bu dizeleri. İkiside 'ete batan kıymıktan çok yüreğe saplanan hançer' (Cioran) gibi
"Pek sevgili çok sevgili en sevgili dinleyicilerim pardon iş çıkışı neşesini benle bulmaya çalışan modern zamanın umut- suz köleleri gün boyu öfke içip keder kusan patlamaya hazır bombalar bugün aklınızı komple alıp zihninizden dut pekmezi akıtarak bilincinizle pişpirik oynayacağım bugün yalnızca gerçekleri Osmanlı tokadıyla aparkatla kroşeyle vuracağım yüzünüze bugün yıllardır dinlediğiniz adam attaya gitti karşınızda yepyeni bir ben var hazır mısınız acımtırak ekşimtırak sözlerime tabii ki hazır değilsiniz birazdan başınıza geleceklerden ölesiye korkuyorsunuz şehrin çaresiz korkakları hakaret etmiyorum sizlere sadece lağım borularında gezinen farelerden farksız olduğunuzu söylüyorum işte bu kadar bugün Radyo Motivasyon'un her zamanki neşesi gitti yerine bolca zift var ister misiniz en karasından ruhunuz asfalta dönmüş hála bir parça boşuna umut arıyorsunuz çıkışınız yok burası tarihi çıkmazlar sokağı ormanın kralına daha fazla para kazandırmak için kendinden geçenler size diyorum poker bitti masada hep yenildiniz şimdi burayı dağıtma zamanıdır ama kime diyorum kulakları duymaz gözleri görmez dilleri işlemez olmuş sevgili maymuncuklar piranalar her geçen gün biraz daha kolunuzdan bacağınızdan koparıyor siz ne yapı- yorsunuz benimki değil yanımdaki arkadaşın eti daha lezzetli diyorsunuz bana dokunmayan kobra yüz bin milyon yıl yaşasın kafasıyla hayatta kalmaya çabalıyorsunuz sevgili sürüngengiller salyangozlar her yerde görmüyor musunuz çürümeniz çoktan başlamış farkında değil misiniz sarmaşıklar her tarafınızı sarmış