SÜHA YILDIRIM

SÜHA YILDIRIM
@Diyalektik21
Benim kadar ileri gitmek istemeyen hiç kimsenin beni gitmekten alıkoymaya hakkı yoktur. Mülksüzler
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2023 33. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2023 23:26
Tam olarak 'Tavşan Deliğine Düşmek' hissini yaşatan bir deneyim. Klasik bir gerilim hikayesi gibi başlıyor. Bir psikopatımız var tabiki. Ama sert biri değil. Naif daha çok. Hastalıklı, saplantılı bir hayranlık(bir kadına), planlar derken kaçırma gerçekleşiyor. Tutsaklığı önce adamın gözünden izliyoruz gün be gün. Ayrıntılara girmeyeceğim. Sonra aynı zamanı tutsağın(kadının) günlüğünden okumaya başlıyoruz. İşte burada her şey değişiyor. Tüyleri diken diken eden varoluşsal ve psikolojik hesaplaşmalar. Hiç de sırıtmayan, gayet entellektüel tavırla sergilenen bir kapitalizm/modernizm eleştirisi. Ve sinirden sayfaları yırtmak isteyeceğiniz bir final. 'İşte böyle yazılır' Demiş Fowles. Ve bence bir kült yaratmış. Bu kitabı sınırlandırmak imkansız. Ne ararsanız var. Hem de öyle edebi bir çorba gibi değil. Daha çok kendinden sonrakilere ders olacak nitelikte.
KoleksiyoncuJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 202410,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
BAŞLANGIÇTA SÖZ VARDI (Yuhanna 1)
10/10
·708 syf.··
Beğendi
·
2023 26. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2023 01:57
Söyleyin Musalar! İnsanı cümle mahlukattan ayıran ‘söz’’ün kaynağını söyleyin Hani evvel zaman içinde bir kadın vardı ya Mezopotamya bölgesinde Tohumu toprakla buluşturup başağa dönüştürmeyi öğretmişti ona ataları Hükmü geçiyordu toprağa, işliyordu onu Ama tohuma can veren yağmurun hikmetine sır erdiremiyordu aklı Sonra bir anda almıştı esinini Helicon'un tanrıçalarından. Aydınlanmıştı zihni Düşünmüştü ilk defa, daha once hiç olmamış biçimde Anlamak istemişti görünenin arkasındaki gizi Anlamlanacaktı böylece hayatı Tutunacaktı yaşama, daha sıkı Bir daha hiç kapanmayacak bir yol açmıştı insanlığa. ‘’Demekki’’ demişti; '‘yukarıda, yeryüzünde görünenden, duyulandan daha kudretli bir şey var'’ , ''tohumun toprağa ekilmesi insan eliyle olabiliyor ama ne zaman yağmur yağacağına doğa tanrısı karar veriyor' Işte öyle başlamışdı ‘söz’ söz olmaya, ‘insan’da insan Ve artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı yeryüzünde Çünkü ‘o söz’ durmamıştı yerinde, çıkmıştı bitip tükenmez bir yolculuğa Dilden dile söylenir olmuştu değişerek ‘’Mitos’’ demiştiler ona çok sonra, bilinenin ötesini açıklayan her söze. İlk adını almıştı ‘söz’ böylece O kadar yayılmıştı ki bu söylenceler Artık yetmez olmuştu sadece bilmek Ruha işleyen bir hale bürünmesi gerekmişti Ve Sümer diyarından adı bilinmez bir ozan ilk tohumu ekmişti
İlyadaHomeros · Türkiye İş Bankası Yayınları · 20229,5bin okunma
Mrs.Dalloway'i okumak.............
8/10
·208 syf.··
2023 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2023 00:03
Kitabın içeriğinden ve karakterlerinden söz etmeyeceğim. Zira bu eserin konusundan çok kullanılan teknik (bilinç akışı) önem arz ediyor. Ben sadece Modern edebiyat konusunda oldukça acemi bir okur olarak, Mrs.Dalloway'i ve bilinç akışı tekniği kullanılmış diğer eserleri uzaktan seyreden okurlara kendi deneyimlerimden bahsedeceğim. Kitap okumaya siyasi mevzular nedeniyle başlamış(ülkemizdeki pek çok okur gibi), geçmişte Rus klasikleri ve sosyalist gerçekçi romanlar dışında edebiyatla bağ kuramamış biri olarak yazıyorum. Bazı kitaplar beğeniyle, heyecanla, tutkuyla değil emekle ve çabayla okunuyor. Felsefe kitapları gibi. Mrs.Dalloway de Woolf'un bilinç akışı tekniğini kullanması nedeniyle emek vererek okunabilecek bir eser. Peki şu bilinç akışı ne menem bir şey? Ya da ben ne anladım? Başlıyorum.......... -Konuştuklarıyla birlikte kahramanın zihninden geçenler -yani  sese dönüşmeyen cümleler- eş zamanlı olarak okuyucuya aktarılıyor. -kahramanın zihninden geçen sorulara aynı zihnin diğer parçası yani öteki benlik cevap veriyor. İç hesaplaşmalarımızdaki o bilmiş, ukala taraf.   -Bazen işler daha da karışıyor; yaşanan bir olayla ilgili kahramanımız sorgulamaya başlıyor , ona zihnindeki öteki benlik cevap veriyor ve aynı anda, aynı zihinde başka bir kahramanın sorgulanan konuyla ilgili bilindik tepkileri -"Ali olsa kesin şöyle derdi.'' Gibi- satırlara dönüşüyor.Aynı zihinin içinde 3 ayrı bilincin fikir beyan etmesi.(gelde çıldırma) Her ne kadar kitapta tanrı anlatıcı kullanılmış olsada zaman, mekan ve olay önemsiz hale getirilmiş. Esas olarak karakterlerin zihinlerindeki cümleler durmaksızın, soyut dalgalar halinde önce gözümüze ardından beynimize çarpıp duruyor. Böylece klasiklerdeki netlik ve anlaşılırlık kayboluyor, flulaşıyor. Bütün bunlar: 'su gibi akıp gitti'
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 20185,9bin okunma
10/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2023 15:45
Bu bir inceleme değil, bir sitemdir! Kitabı acımasızca eleştirenleredir sözlerim Beğenmeyenlere, sevmeyenlere değil tabi ki "Okunmaya değmez" , "Zaman kaybı" diyenleredir sitemim. Hiç mi sızlamadı ruhunuz o lafları ederken? Çok iyi biliyorsunuz Evet, bildiğinizi biliyorum Bende oradaydım çünkü Gördüm Hepimiz Holden'in yaşadığı o üç günün içinde gerçekliğe aykırı ya da bayağılaştırılmış hiçbir şeyin olmadığını biliyoruz. Hiçbir şey! Baştan aşağı saf bir samimiyetin cümlelere döküldüğünü göremedim diyemezsiniz. Öyle 'İngiliz kraliyet ailesi' duyarı kasmaya da hakkınız yok, Ergen tripleri Küfürler Âsilik Hangimiz bunlardan bağımsız büyüdük ki. Kimi kandırıyorsunuz siz? Bu kitap ne anlatıyor, bir türlü konuya girmiyor diyenler: sizi anlatıyor efendim sizi! Sizin o zamanki üç gününüzü Ama değiştirmeden, düzeltmeden, en basit yani en güzel haliye. Bunu mu kabullenemiyorsunuz? Sanırım siz  başkaldırmayı da, sorgulamayı da es geçtiniz gençliğinizde. O yüzden bu nefretiniz. Ya da akranlarına zorbalık edenlerdendiniz siz. Peki
Edebiyat & Roman
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma
ÇEHOV... MARTI.. VE ÖTESİ...
8/10
·94 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2023 02:53
·
Okuduklarımızın, bilinen biçim ve içerik yönünün ötesinde de değerlendirilebileceğini bana gösteren Dr.Elif ÇONGUR'un Yapısalcılık Göstergebilim ve Martı adlı çalışmasını 1000 K'da okuyan ilk kişi olarak, bu incelemeyi tamamen Elif hocaya ve çalışmasına minnetimi sunmak adına paylaşıyorum . Martı oyununun içeriğinden çokça bahsetmek durumunda olacağım. Eğer okumadıysanız veya #Spoiler konusunda hassas iseniz lütfen devam etmeyin. Önce Çehov Merak etmeyin! Yazarın hayatı ve eserleri hakkında bir sürü kopyala-yapıştır bilgilerle sizi yormayacağım. Ancak Çehov hakkında konuşacaksak onun  nasıl yazdığı hakkında birşeyler söylemek gerekiyor. Şöyle ki: Çehov'un  oyunları ve öykülerinde (enazından benim  okuduğum hemen hepsinde)  sürekli puslu bir atmosfer ve histerik karakterler görüyoruz. Durum öyküsünün mucidinden de bu beklenir değil mi? Doktorluğunun da etkisiyle sanırım, karakterleri yalnızca patolojik ruh halleriyle betimliyor Çehov. Sanki onun yaşadığı dönemde Rusyada ruhsal olarak sağlıklı kimse yokmuş gibi hissettiriyor. Sanırım  çarlık rejiminin eskimişliğini, sürdürülemezliğini  bu karakterlerle sembolize etmek istemiş, ömrü görmeye el vermeyeceği halde (1904 yılında ölüyor) ülkesinde büyük bir değişiklik olacağını (1917 bolşevik devrimi)  okuruna sezdirmeye çalışmış.  O yüden ilk başta yeni okur için Çehov eserleri sıkıcı olarak değerlendirilebilir ama okudukça akıcı maceralardan çok daha anlamlı ve derin bir dünyaya girdiğinizi farkededeceksiniz. Çehovun dehası da bu olsa gerek. Eserlerinin merkezinde merak uyandıran, tüyler ürperten olaylara rastlamayız. Tasvirleri mekan ve zaman içermez. Daha çok kahramanların psikolojik durumlarıdır betimlediği. Elif hocanın bu konuda Martı özelinde açıkladığı bu tespiti paymaşmak yerinde olacaktır: "Çehov'un Martı'yı, oyun kişilerinin gündelik
Edebiyat-Tiyatro
MartıAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 201626,6bin okunma