Onları korkutan gerçeğimdir. Bu korkutucu gerçek bana büyük bir güç veriyor. Beni ölümden, yaşamdan, açlıktan, çıplaklıktan ya da yılgınlıktan koruyor. Beni hükümdarlarla polisin zalimliğinden koruyan da bu korkutucu gerçektir.
Bir roman yazmaya başlıyor, kendisinin içinden çıkıp bağımsızlaşmış, adeta dublörü olan bir "ben"in içinde geçmişin ve şimdinin görüntülerinin, rüyaların ve gelecek tahayyülünün birbirini izlediği bir roman.
Hiçbir "kişiliği" olmadığına inanıyor.