Köşede bir sokak lambası etrafını saran karanlığı itiyordu hafifçe; onun gerisindeki karanlıktan gelen bir kahkaha sesi aniden sessizliği bozdu ve can çekişerek öldü
Furlong'un tanıdığı tanımadığı insanlarla karşılaşa karşılaşa yürümeye devam ederlerken, bir başkasına yardım etmedikten sonra yaşamanın bir mânâsı var mı diye düşundü Furlong. Yıllar, on yıllar boyunca, hatta butun bir omru bir kez olsun o yerde olup bitenlere karşı çıkma cesaretini göstermeden yaşayıp sonra da Hristiyan olduğunu iddia etmesi, aynada yüzüne bakabilmesi mümkun muydu insanın?