Dostoyevski-Budala
Kitabımız 4 ana bölümden oluşuyor.
Ana karakterimiz Prens Mişkin epilepsi hastalığına sahiptir,İsviçre’den tedavisini tamamlayıp ülkesine geri dönüyor.İlerleyen sayfalarda yine ana karakterlerden biri olan Nastasya Filippovna ile tanışıyoruz,Nastasya güzelliğiyle bilinen bir kadındır.
Diğer karakterlerimiz prensin trende tanıştığı Parfyon Rogozhin ve Lebedev ile olan dostluğu kitabın sonuna değin devam edecektir.
Prens Mişkin saflık derecesinde iyi bir insandır.
Bana göre kitap bir aşk üçgeninden doğmuştur Rogozhin,Nastasya ve Prens arasında…
Prens uzaktan akrabası olan Aglaya ile de bu kısımlarda tanışır,Aglaya da prensin bu son derece iyi ve saf hallerini kabullenemese de o da zamanla prense aşık olur.
İkinci bir aşk üçgeni de burada doğar Nastasya,Mişkin,Aglaya arasında…
Kitabı tamamen okuyan biri ne Nastasya’yı ne de Aglaya’yı hiçbir zaman anlayamaz ikisi de birbirinden kararsız ve farklı karakterlerdi.
Öyle ya da böyle kitabın sonucuna gelirsek saf ve iyi niyetli insanların asla kazanamayacağını anlıyoruz.Kalbiniz ne kadar temizse o kadar kabullenilmez ve toplum için o kadar içten pazarlıklı görünürsünüz kitaptaki gibi olan insanlardan bile daha kötü görünürsünüz bunu kitabın sonlarına doğru daha iyi anladım.
Kitaptaki aile kavramının yitirilmesi,ahlaksız toplumlar,çelişkili ilişkiler çok güzel anlatılmış…
Kesinlikle okunmaya değer kitaplar arasında,ben çok beğendim daha da uzun uzadıya yazmak isterdim ama daha fazla spoiler olmasın…
Bol okumalı günler