Nutuk'un dilinin "eski" olması istediğimiz ölçüde okunmasının önünde bir engel olarak gösterilebilir. Bu engeli aşmak için birçok önemli aydınımız Nutuk'u günümüz Türkçesiyle yayına sokmuşlardır. Nutuk'un özetini değil tümünü okumak gerekir. Edebiyat meraklıları ve edebiyatçı kısmı Nutuk'un tümünü özgün dilinden okumalıdır. Çünkü Nutuk bir edebiyat metnidir, anı türüne girer. Atatürk iyi bir yazardır. O dönemin birçok önemli devlet adamı ellerine kalemi aldılar mı, iyi metinler çıkarırmış. İsmet İnönü de öyledir. Kalemi şimdiki devlet adamlarına verin, bakın neler döktürecekler. Atatürk iyi yazmayı okuyarak öğrenmiştir. Kişisel kitaplığında dört bini aşkın kitap bulunan bir aydından söz ediyoruz. Şimdiki devlet adamları kaç kitap okudular, okuyorlar, hep merak etmişimdir. .. "Üslub-ı beyan ayniyle insan" derler ya, Atatürk'ün güçlü kişiliği yazısına da yansımıştır. Kalemi hiç titremez. İfadeleri matematik bir kesinlik ve açıklıktadır. Nutuk'u çeşitli boyutlarıyla daha iyi anlamak için bu önemli metin üzerine daha çok yazınsal çalışma yapmak gereklidir. Eleştirel akıl Atatürk kültürünün en önemli öğelerinden biridir. Tarihçisi de, edebiyatçısı da Nutuk'u bu akılla okumalıdır. Rahmetli Ahmet Cemal'in nefis bir yazısını anımsayalım: ''Adı 'Mustafa Kemal' Olan Bir Yalnızlık" (Cumhuriyet, 1 Haziran 2008). Ne demiş Sevgili Ahmet? "Mustafa Kemal'in bir başka ve korkunç yalnızlığı, hayatı boyunca yakın çevresi içinde çekmiş olduğu yalnızlıktır. Hep tartışmadan, aklın eleştirel işleyişinden yana olan bu adam, karşısında çoğunlukla onunla tartışmaya değil, fakat ona biat etmeye hazır bir çevre bulmuştur.( ... ) Atatürk'ten sonra bu çevrenin tek yapabildiği, o mirası (akıl ve bilim - O.D.) kavrayabilmek değil, fakat bir ezber konusuna dönüştürüp ötekileştirmek ( .. )