Eleştirel OkumaEmin Özdemir

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.140
Gösterim
Adı:
Eleştirel Okuma
Baskı tarihi:
2000
Sayfa sayısı:
226
ISBN:
9789754949162
Kitabın türü:
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
"Okuryazarlık"tan "Okur"luğa...
Hemen çoğumuz, okula başlayışımızdan kısa bir süre sonra, harfleri birbiriyle çatarak anlam çıkarma, başka bir deyişle okuryazarlık becerisini kazanırız. Ancak yaşamın akışı içinde bu beceriyi sürekli kullanma gereğini duymayız. Bu yüzden çoğumuz "okur" değil "okuryazar" sayılırız.
Peki, okuryazarlıktan okurluğa nasıl geçebiliriz? İşte elinizdeki kitap böyle bir amaçla, okuryazarlıktan okurluğa giden yolu gösterme amacıyla hazırlanmıştır.
Okuyacağımız metinle sağlıklı bir iletişime nasıl girebiliriz? Okur olarak sorumluluklarımız nelerdir? Okurken neleri, nasıl göz önünde bulunduracağız? Bunlar ve bunlara benzer soruların kılavuzluğunda "eleştirel ve yaratıcı okuma"nın gerektirdiği donanım, Emin Özdemir'in bu kitabında, örneklere bağlı olarak bütün yönleriyle gösterilmiştir.
(Arka Kapak)
Kaçımız eleştiriye açığız, hangimiz düzgün dille eleştiri yapabiliyor? Farklı açılardan bakmaya meylimiz ne seviyede? Okumalarımız sıradan okuyalım bitsin şeklinde mi devam ediyor? Yoksa kafamda ne gibi sorgulamalara çığır açtı, ne öğrendim, ne anladım? Hayatıma nasıl uygulayabilirim şeklinde mi? böyle sorularla bence beynimizi yakarak doğruya adım atabilmeye çalışmalıyız .

Eğitim sistemimizin eleştirel okumaya yönelik gelişim göstermemiz adına ne yaptığını sorguluyoruz ve öğrenim hayatımız boyunca düşünmeye, yorum yapmaya, fikirlerimizi açıkça belirtmeye dair yeterince gelişim göstermememizin nedeni yalnızca kendimiz değilizdir diye düşünüyoruz? ve bu konu böylece uzayıp gider diye düşünüyorum.

Kesik kesikliğiyle , bağlantıyı tam yakalayamayan incelememin devamı aşağıda ( eleştirel olabilmek adına yazdım ^_^:D )
-----------------------------------------------------------------------------------------

Eleştiri konusunda fazla eksiğim mevcut olduğu için arayışa girdim kimi eleştirsem diye :P pek tabii okuduklarıma eleştirel bakış açısıyla yaklaşmak en iyi başlangıç sayılabilir diye düşünerek kitabı okumak istedim.

Kısaca bahsedecek olursak:
Yazar kitabı:
1)Okumanın işlevi
2)Okumanın iletişimsel boyutları
3)Öğretici metinleri okuma
4)Yazınsal nitelikli metinleri okuma
5)Şiirleri okuma
diyerek kısımları ayırmış ve her kısma dair önemli isimlerin yazılarıyla destekleyip açıklamalar yapması anlaşılır ve pekişitiriciliğe kuvvetlilik kazandırmış.

Seçilen önemli isimlerden örnekler : Montaigne, Hilmi Yavuz, Bacon, Walter Winkelmann, Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Ferit Edgü, Sabahattin Eyuboğlu gibi böyle uzayıp giden bir derya ile karşılaşıyoruz.

Yazarın başlığa dair bilgiler verip, ardından önemli isimlerin yazılarından kesitler sunup yazıya dair açıklamaları ve sorularıyla düşünmeye, anlamaya yönelik egzersizlerle ısıtıp beynimizi hareketlendirmesi oldukça iyi ^_^

Özellikle ''örnek ve uygulama'' başlığında:; verilen metne dair sorular farklı açıdan bakmaya yönelik , zengin bir soru havuzu niteliğinde. Kendi adıma vakit ayırıp tek tek yanıtlamadım her bir soruyu ama üzerinde düşünüp yanıt bulmaya çalışınca insanı gerçekten geliştirebilecek türden.

Kitabın düzenini beğendim baya ve yazarlara dair verdiği örneklerin uyumu ne kadar emek verildiğinin göstergesi. Eleştirel okumaya dair temel atma açısından kendi çıkarımıma göre ideal olduğunu düşünüyorum.
Ayrıca bence yazarlığa adım atmak isteyenler için yardımcı olabilir , nitelikli adımlar mevcut.

#27920284 bu güzel, doyurucu incelemeye de bakmanızı öneriyorum. ^_^

Kitabı da tavsiye eder, iyi okumalar dilerim ^_^
Bir kitabı ya da herhangi bir yazıyı okumadan önce mutlaka okunması gereken bir kitap herkese tavsiye ederim. Özellikle günümüzde bitmeye yüz tutmuş okuma kültürünün nasıl olması gerektiğini ve gelecek kuşaklara ne gibi şartlarda sunmamız gerektiğini anlatan güzel bir eser. Farklı şair ve yazarlardan örnekler sunarak anlatımı zenginleştiren Emin Özdemir en büyük klasik kitaptan tutun da küçük bir paragrafa kadar okumaya bakış açımızı değiştiriyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
okur yazar ile okur olmanın farklılıklarnı anlamamızda etkileyci olabileceğini düşündüğüm bir kitap,okunacak kitap listesine dahil edilecek bir kitap
Daha önce; “o iyi kitaplar olmasaydı” adlı kitabını okumuştum Mehmet Özdemir’in
Çok okuyan, okuduğunu en iyi anlayan, anladığını mükemmel aktaran yazarlar arasındadır.
Bu kitabın 10. baskısı yapıldıktan bir ay sonra, 1 eylül 2017 tarihinde 86 yaşında aramızdan ayrılmıştır.

Kitabı okuduğunuzda, yazmak kadar, okumanın da bir beceri, altyapı gerektiren bir sanat olduğunu anlayacaksınız.
Bu kitap, okuma dünyasına giriş işin, zarif bir davetiye niteliğindedir.
Evreni ve insanı anlama dünyasına giriş kapısı, aydınlık bir zemin, başarı ve mutluluğa giden, sağduyulu, duyarlı bir toplumsal mesajdır bu çalışma.
Daha yerinde seçim ve verimli okuma için kılavuz niteliğinde.
Okumak ama nasıl okumak, nasıl daha verimli okuyabiliriz? Her okuma bir olabilir mi, bir romanla bir inceleme eserine bir bakamayız. Daha yaratıcı ve eleştirel, düşünsel nasıl okunur sorularını cevap aramış bir kitap. Özellikle öğretmenler ve öğrenciler için iyi bir kitap.
"Eğitim sistemimizin eleştirel okumaya yönelik gelişim göstermemiz adına ne yaptığını sorguluyoruz ve öğrenim hayatımız boyunca düşünmeye, yorum yapmaya, fikirlerimizi açıkça belirtmeye dair yeterince gelişim göstermememizin nedeni yalnızca kendimiz değilizdir diye düşünüyoruz? ve bu konu böylece uzayıp gider diye düşünüyorum.
Bu kitapların devamını temenni ediyorum. Gercekten iyi okur eleştiren anlayan inceleyen miyiz tartışılır! (....) mufredat bu tür kitapları zorunlu yaparsa eğitim üzerin de çok dogru bir karar vermis olur ama nerde.... Cehalet almış başını gidiyor).
Bu anlamda bir okuma iki insan ruhunun en yakın teması demektir. Okuyucu "güzel"in yetiştirici etkisi altında dünya üzerine bilgisini artırmak ve derinleştirmek amacıyla yanar. Fikirlerinde yanılmadığını görür. Çevresindeki insanlarda bulamadığı anlayış, olgunluk ve avunmayı kitaplarda bulur. Kendini tartar, kişiliğini ve kaderini tanır.
Emin Özdemir
Sayfa 35 - Bilgi yayınevi
Evde de bir kitap merakı uyanmış ve aynı kitaplar okunmuşsa, konuşma konuları da renklenir, tazelenir, güzelleşir...Bu tür birikimler duvardaki tablolardan, masa üstündeki vazoya kadar, yavaş yavaş eşyaya da yansır...Çocuklar da bu titreşimler içinde büyürler... Kararları daha berraklık, seçimleri daha incelik kazanmaya başlar...
Emin Özdemir
Sayfa 24 - Bilgi yayınevi
Konu ancak sanatçının tutumuyla öz aşamasına yükselebilir. Çünkü öz, neyin sunulduğu değil, nasıl sunulduğu, nasıl bir ortamda, ne derecede toplumsal ve bireysel duyarlılıkla sunulduğu demektir. Hasat gibi bir konu sevimli bir kır yaşantısı, kalıplaşmış bir günlük yaşayış resmi, insanlık dışı bir sıkıntı ya da insanın doğa üzerindeki zaferi olarak işlenebilir: Her şey sanatçının görüşüne, yönetici sınıfın sözcüsü gibi mi, duygulu bir tatil ressamı mı, öfkeli bir köylü mü, yoksa devrimci bir toplumcu gibi mi konuştuğuna bağlıdır.
Emin Özdemir
Sayfa 115 - Bilgi yayınları
Türkiye'de eğitime hiçbir zaman önem verilmedi. Okuma yazma öğretildi, ama okuma yazma öğrenenlerin öyle başına buyruk gazete, dergi, ya da kitap okumaları istenmedi, dahası sakıncalı bulundu. Okumanın denetim altına alınması, "kitap" deyince okul kitaplarının akla gelmesinin nerdeyse zorlanması, ilkokuldan yukarı geçebilenlerin de "okuma alışkanlığı" edinememelerine yol açtı. Sonunda üniversitelerimizden aydınların değil de kafa işçilerinin çıkmakta olduğunu gördük. Kendi işlerinden ötesiyle ilgilenmeyen, hiçbir konuya toplumsal açıdan bakamayan, paylaşılabilecek hiçbir düşünce üretemeyen renksiz insanlar.
Okuma alışkanlıkları olmadığı için sanatlarla da ilişki kuramayan bu kişilerin "aydın nitelikleri" edinebilmeleri, kendilerini üstün gördükleri de düşünülürse, belki ortaöğretimden yukarı çıkamamışlardan bile daha güçtür.
Aydın olmanın temelinde elbette bir bilgi birikimi yer alır, ama bu birikimi sağlayacak olan yalnızca öğrenim kurumları değil, öncelikle okuma alışkanlığıdır. Arkasından da sanatlar gelir. Sanatlarla ilgilenmeyen bir kimsenin "aydın nitelikleri" edinebilmesi olanaksızdır.
Emin Özdemir
Sayfa 27 - Bilgi Yayınevi
"Özgür insan, okuyan insandır. Çünkü, bilgisizliğin, kör inançların ve saplantıların her türlüsünü yenen bir güçtür okuma."
Emin Özdemir
Sayfa 18 - Bilgi Yayınevi
Rahatça söyleyebiliriz ki alışkanlığa dönüşmeyen, kullanılmayan bir beceri zamanla yiter. Nitekim " okumasını bilen ama hiç okumayan biri ile okumasını bilmediği için okumayan biri arasında bir fark yoktur.
Emin Özdemir
Sayfa 14 - Bilgi Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Eleştirel Okuma
Baskı tarihi:
2000
Sayfa sayısı:
226
ISBN:
9789754949162
Kitabın türü:
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
"Okuryazarlık"tan "Okur"luğa...
Hemen çoğumuz, okula başlayışımızdan kısa bir süre sonra, harfleri birbiriyle çatarak anlam çıkarma, başka bir deyişle okuryazarlık becerisini kazanırız. Ancak yaşamın akışı içinde bu beceriyi sürekli kullanma gereğini duymayız. Bu yüzden çoğumuz "okur" değil "okuryazar" sayılırız.
Peki, okuryazarlıktan okurluğa nasıl geçebiliriz? İşte elinizdeki kitap böyle bir amaçla, okuryazarlıktan okurluğa giden yolu gösterme amacıyla hazırlanmıştır.
Okuyacağımız metinle sağlıklı bir iletişime nasıl girebiliriz? Okur olarak sorumluluklarımız nelerdir? Okurken neleri, nasıl göz önünde bulunduracağız? Bunlar ve bunlara benzer soruların kılavuzluğunda "eleştirel ve yaratıcı okuma"nın gerektirdiği donanım, Emin Özdemir'in bu kitabında, örneklere bağlı olarak bütün yönleriyle gösterilmiştir.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 38 okur

  • RedSonja
  • bal
  • Feyzanur Güneş
  • Abdullah Gure
  • Ayşen Okay
  • Tyln Akgln
  • Sadun terlemezler
  • Ali Rıza MALKOÇ
  • Şeyma Nergis
  • Raava

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.7
14-17 Yaş
%13.3
18-24 Yaş
%13.3
25-34 Yaş
%26.7
35-44 Yaş
%33.3
45-54 Yaş
%6.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%44.1
Erkek
%55.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%44.4 (8)
9
%16.7 (3)
8
%16.7 (3)
7
%11.1 (2)
6
%5.6 (1)
5
%0
4
%5.6 (1)
3
%0
2
%0
1
%0