«Sâat alaturka on bir civarı, târih iki kanûn-ı evvel bindörtyüzkırk. İnsân dediğimiz varlığa mensûp olmak hayâtın en yorucu gâyesi olsa gerek. Sonuçta on yıllık güzel bir ömür için yetmiş yıl bile yetmez iken bunca koşuşturmayı, onca yoruluşu, özünden bir parça olan mezâr taşı bırakmak için mi yapacağız? Değer mi?»
-Tolunay Han; (2 Onikinçay 24).
«Benim sana duyduğum hayrânlığı görmemen (veyâ görmek istememen) yüreğimi acıtsa da ben sana hayrân olmayı seni sevdiğim kadar seviyorum.
Neden mi?
Çünkü, içinde "sen"in bulunduğu bir gerçeği sevmemek bu aşka ihânet olur. Ve ben asla aşk hâini olmayacağım!»
-Tolunay Han; Gece Güncesi, (5 Onbirinçay 25).
«Bir işle uğraşıp düşüncelerimi meşgûl etmediğim zamânlarda hep aklıma düşüyorsun.. veyâ tersini mi demeli...
Seni düşünmediğim boş vakitlerimde diğer işlerle uğraşıyorum.»
-Tolunay Han; Gece Güncesi, (21 Onunçay 25).