Bu sitede okuduğum kitapları kaydetmek, kitaplar üzerine incelemeler yazmak ve okunacak yeni kitaplar keşfetmek için bulunuyorum. Herkese iyi okumalar dilerim
Kitabı hızlıca okudum çünkü okuyacak kitabım yoktu ve çok büyük can sıkıntısı yaşıyordum. Yoksa kitap çok akıcı değil. Olayların hemen ortasında yapılan uzun betimlemeler insanı akıştan koparıyor. O kısımları kırpsanız zaten kitap kuş kadar kalır. Ancak yine de bir sinema sahnesindeki her ayrıntının yazıya dökülmüş hali olarak düşünülebilir. Yazarın 1800lerden bir erkek olduğunu ve toplumun o dönemde kadınlara bakış açısını bildiğimden olurken yer yer kızsam da anlamaya çalıştım. Olay akışını önemli karakterler üzerinden yazmak istiyorum. Bathsheba karakteri kitaptaki ana kadın karakter. Bu karakteri çok derin bulamamakla beraber zeka olarak da pek parlak olmadığını düşünüyorum. Tabi yazarın da kadınlara bakış açısından böyle olduğu çok açık. Başlangıçta özgür ruhlu bir kadın olduğunu anlıyoruz. Çiftçi Gabriel Oak'ın evlenme teklifini reddedip bir erkek olmadan gelin olmak mümkün olsa keşke düşüncesiyle aslında ilgi odağı olmayı istediği ancak sorumluluk almak istemediği çok açık. Çiftliğe taşınıp da amcasının işlerini devraldığında bir kimlik çatışması yaşıyor. Bir yandan sorumluluk sahibi bir çiftlik hanımı olmaya çalışıyor bir yandan da ergen liseli kişiliği en ufak şeyde ortaya çıkıyor. Hizmetçisi liddy yan çiftlikteki Mr. Boldwood'a bir sevgililer günü kartı gönderelim şakasına dediğinde hemen kabul edip yolluyor. Bu kart onun ağzına ediyor desek yanılmayız. Çünkü Mr. Boldwood normal bir adam değil ve maalesef bunu ciddiye alıyor. Bu kitapta en sinir bozucu karakter de bu adam. Normalde şaka yaptım ciddiye almayın diyen bir kızı kim takıntı yapar bu durumda? Büyük ihtimalle hayatında eli bir kadının eline değmemiş veya bir kadından asla yüz bulmamış bir erkek diye tahmin edersiniz. Ama yok. Mr Boldwood zaten gözde bir bekar. Kırklı yaşlarında, zengin, kadınların