Sezgi

Seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer? çok daha güzelsin sen, çok daha cana yakın: taze tomurcukları sert rüzgârlar örseler, kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın: ışıldar göğün gözü, yakacak kadar sıcak, ve sık sık kararı da yaldız düşer yüzünden; her güzel, güzellikten er geç yoksun kalacak kader ya da varlığın bozulması yüzünden; ama hiç solmayacak sendeki ölümsüz yaz, güzelliğin yitmez ki asla olmaz ki hurda; gölgesindesin diye ecel caka satamaz sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda: insanlar nefes alsın, gözler görsün elverir, yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir.
Sayfa 18 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Şiir
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yazık! hem kıyasıya harcıyorsun kendini, hem gönlün yeltenmiyor hiç kimseyi sevmeye. biliyorsun, saymakla bitmez sevenler seni, ama besbelli sen aşk duymuyorsun kimseye. öldüren bir nefrettir yüreğindeki şeytan; hiç umurunda değil kazsan kendi kuyunu, çekinmezsen güzelim canevini yıkmaktan onarmak olmalıyken asıl amacın onu. sen tutum değiştir de cayayım düşüncemden, yumuşak bir sevgi koy nefret yerine bir yol; göründüğün gibi ol; cömert, sıcak, sevecen; hiç değilse kendine yumuşak yürekli ol.
Sayfa 10 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Şiir
Biz hâlâ delileri de şerirleri de peşin hükümlerle ele alıyoruz. Halk, delilik deyince, ya hezeyanı anlar ya budalalığı. Mantık kurallarını çiğnemeden ve hiçbir hataya düşmeden akıl yürüten bir insan, deli olamaz ona göre. Suçluları da tanımıyoruz. Avama sorarsanız, suçlu ya hırsızdır, ya katil. Hırsızlık yapan veya adam öldüren deyince de gözünün önüne kılıksız kıyafetsiz, çirkin bir insan gelir
“Dışarıdakiler kendini akıllı sansın diye, üç beş mecnunun içine tıkıldığı evler.” Yerinde bir hüküm. Aynı şeyi hapishaneler için de söyleyemez miyiz?
Bazılarına göre insan, muhitin ve terbiyenin basit bir ürününden ibaret, el değmemiş bir balmumu. Toplum keyfine göre şekillendirir bu balmumunu, hayra da hizmet ettirir şerre de; köle de yapar, asi de.