“Hayır... Mücadele edeceğim. Edeceğim...” Bu zor geceden sonra tatlı bir düş içine aldı beni. Bir örtü gibi çöktü Mısır karanlığı. Sanki örtünün altında da ben... Elimde de kılıç mı desem, stetoskop mu desem bir şey vardı. Yürüyordum... savaşıyordum... Ücra bir yerdeydim. Tek başıma değildim ama. Ordum da yanımdaydı: Demyan Lukiç, Anna Nikolayevna, Pelageya İvanovna. Hepsi beyaz önlüklerini giymiş, daima ileri, ileri gidiyorduk...
Hamıya şeirlər yazılıb deyə üzülürdü.. ona kitab yazılmışdı xəbəri yox idi..
Her kese şiir yazıldı diye üzülüyordu.. ona kitap yazılmışdı, haberi yoktu..
Kişi için iyi olanla yapmak istediği arasında bir gerilim vardır. Çünkü herkes, özellikle de yaşlılar her zaman yaptıklarını yapmak ister. Ancak kökleşmiş alışkanlıklar geliştiren beynin artık daha fazla düşünmesine gerek kalmaz. Bir şeyler çok hızlı ve yeterli derecede otomatik pilotta, genelde de çok üstün bir şekilde halledilir. Bu da rutinlere yapışıp kalma eğilimi yaratır. Bunu kırmanın tek yolu beyni yeni bilgilerle uğraştırmaktır