Sevgili 1000kitap okurları;
Serenad bence bir dünya klasiği. Kitap hakkında soylenecek çok ama çok şey var buradan yazmaya ne vakit ne güç yeter.
Ben farklı bir konuya değinmek istiyorum. Bugün youtube da kitaplar hakkında çekilen videolara bakıyordum. Bir kız çocuğu da (tahminim 14-15 yaslarinda) büyük bir gururla kendi kitaplığının videosunu çekiyordu. İlk bakışta bayağı zengin bir kütüphanesi var gibi görünüyor fakat kitaplıklar ağzına kadar populer kültür kitaplarıyla doluydu. Övüne övüne şunu okudum bunu okudum diye anlatıyordu. Sonra kamera kitapliklardan birinin en alt rafında bir yeri hızlı bir şekilde gecerken kızın ağzından şu cümle cıktı. 'Bunlarda sağdan soldan bulduğum kitaplar onları da buraya koydum ve ne olduklarini bilmiyorum'
Evet konunun nereye geldiğini anladiniz galiba. O sağdan soldan bulduğu ve utanircasina hızlıca geçiği kitaplardan biri Serenad'tı.
Lütfen cahilliğimi maruz görün ve beni bu konuda aydınların. Herşeyi populer kültüre göre yaşadığımız bu çağda buradaki çoğu insanın belkide en değer verdiği kitaplar yazarlarda mı bu tüketim çılgınlığına kurban edilmekte. Yani çağımız cafcaflı ciltli kabartmalı ve gündelik fikirlerle hiçbir alt-yapı bilgi birikim yapılmadan yazılan kitaplar gençlerimizi ne kadar geliştirmekte, eğitmekte, düşündürmektedir?
Yoksa ben mi yanlış biliyorum. Rastgele açın birini izleyin ne demek istediğimi anlayacaksınız. Bence buda çözülmesi gereken toplumsal bir sorun. Eğer bana hak verdiyseniz asıl sorumu sormak istiyorum.
Bu olayın ne kadar farkındayiz ve bu sorunu nasıl cozebiliriz?