Hayat denilen şey, gür, kalabalık, pırıl pırıl yukarıdadır. Sanki arzın üstündeki medeni şehirlerden biri tersine dönüp tepeden size bakıyor. Başım dönmese, sabaha kadar sırtüstü yatıp bu engin şehrâyini seyredeceğim.
Zavallı köylü çocuğu! Sen, iki üvey ananın yavrususun. Biri demin seni döven anandır, öbürü de seni her gün döven, doğduğundan beri her gün döven yurdundur. İkisinin acısı arasında, böyle kavrulup gitmişsin.