SARIKAMIŞ 1974, 5 EKİM. şiirler yazmıştım. Ama şimdi, şiirler uzak. Uçuşup duran, üstüste gelip birikmeyen şeyler var, içim dolu bunlarla. Biliyorum ki şiir bunlar. Ve şiirin kendindeki huzursuzluk bu.
...kim olursa olsun, size baktığında, sizi gördüğünde neşe duymalı. Güzel insanın tarifi böyle yapılmıştır.
***
"Nasıl olmalı güzel insan, güzel Müslüman?" dediler. Cevaba bakın: "Geldiği yere sürur ve neşe getirir, giderken de hüzün bırakır. Arkasından, 'Ah nerede?' denir, özlenir, aranır."
***
Ama hâl... Sen bana hâlden haber ver.
"Filan kulumu tardettim (huzurumdan kovdum)," buyurdu Cenâb-ı Hak o dönemin peygamberine, vahyetti. Peygamber adamın yanına gitti, "Sen bittin, taraf-ı ilahiden tardedildin," diye haber verdi. Adam gayet soğukkanlı karşıladı bunu. Bir müddet sonra karşılaştılar. "Ya benim işim iyi gidiyor, ticaretim güzel, şöhretim güzel, her şey yolunda, sen de peygambersin yalan söyleyecek değilsin. Hani ben tardolduydum?" dedi. Peygamber sordu: "Dua eder misin?" "Hayır." "Ağlar mısın?" "Hayır." "Bitmişsin, haberin yok," dedi, "bundan büyük felaket olmaz; gözün yaşarmıyor, dua etmiyorsun ve diyorsun ki işim iyi. Ne iyi? Battıkça batıyorsun."
Ümidi olan ağlar, ümidi kesilmemiş insan ağlar. Bizde gözyaşı rahmet; nisan yağmuru müjde ve neşe; gözlerin ağlaması da ruhun gülmesidir. Modern çağda bu kavramı da kaybettik; ağlamayı olumsuzladık, negatif kodladık; ağlamamak lazım, ağlamak zayıflıktır gibi çok berbat bir anlayış bu. Olur mu hiç! Ağlamayan gülemez ki zaten. Gülmek ağlamanın ta kendisidir, madalyonun biri bir yüzü, biri bir yüzüdür.
... "İnsan zevk almadığı şeyi yapmaz azizim, velev namaz. Namazı da devamlı şekilde zevk alırsa kılar insan, yani zevk diye bir şey var, zevk zevk... Zorla, metazori, ite kaka, yasak savmak kabilinden üç gün, beş gün gider. Zevkine varmaktır mesele; sahibiyle irtibat kurmak, O'nunla sohbet ettiğinin bilincine varmak, O'nun muhatabı olmanın tadını az çok almak, koklamaktır mesele. İşte o zevki aldığınız zaman dünyada niye bulunduğunuzu anlar; gelen her şeyden ayrı zevk duyar; acı da olsa lezzet alır; bahtiyar, mutlu mesut yaşarsınız. Hayatınız anlam bulur. Fe eyne tezhebûn (81:26). Nereye gidiyorsun sualinin cevabı sizde hazırdır, hayatınız onun cevabını teşkil eder. Bundan mahrum olduğunuzdaysa avunmak için bazen gürültüyle, bazen servetle, bazen devletle, bazen şehvetle, bazen oyuncaklarla, yani gündüz veya gece kadehinin sarhoşluğuyla kendinizi aldatırsınız. O esnada da bal gibi bilirsiniz ki bir aldanma içindesiniz."