Oturdular, baktılar ve eşyaları anılarının içine gömdüler. Kapımızın dışındaki toprakları bilmezsek ne yaparız? Geceleyin yatağından kalkıp da anlasan ki, anlasan ki, söğüt ağacı yerinde değil... Söğüt ağacı olmadan yaşayabilir misin? Ya, hayır, yaşayamazsın! Söğüt demek, sen demeksin. Şu döşeğin üzerindeki acılar, o korkunç acılar, işte o acılar sensin.