Özlem Bayrak

Özlem Bayrak
@Drzlem
.... Oysa manzaraların tutuştuğu ya da depremle yerle bir oldukları pek nadir görülür; hatta öyle nadirdir ki gerçekleştiğinde gazete haberlerine konu olur. Asıl mesele, söz konusu kişinin manzaradan bıkmasıdır; daha çekici bir manzara bulduğu için değil (kimse bir manzarayı diğeriyle değiştirmez), diğer bütün manzaraları hor görmesine sebep olan biriyle karşılaştığı için yapar bunu.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir insanın beklerken yapabileceklerinin sınırı yoktur. Bazıları devlet başkanı, bazıları sihirbaz, bazıları da deli olur sıkıntıdan.
Dünyada ölümün giremeyeceği bir tek yer vardır, Neresiymiş orası, Tabut, katafalk, dört kollu, kutu, sandık olarak adlandırılan yer, ben oraya giremem, oraya ancak diriler girer, tabii ben onları öldürdükten sonra, Aynı nahoş kavramı ne çok kelimeyle ifade ediyorlar, Bu insanların huyu böyle, anlatmak istedikleri şeyi bir türlü ifade edemiyorlar.
Ölüm bizim hakkımızda her şeyi bilir, belki hüzünlü olmasının temelinde de bu yatmaktadır. Evet, doğrusu ölüm hiç gülmez ama gülmek için dudakları da yoktur, o halde bu anatomi dersinden çıkaracağımız sonuç da sanılanın aksine gülümsemenin dişlerle ilgili bir eylem olmadığıdır.
uygarca yaşarken, ahlaki bir nedenle,..., ölüme bile gidebilirdi. oysa şimdi, postunu korumak için ahlaki tutumlardan kaçınıyordu ve bu, uygarlıktan uzaklaşmanın tamamlandığının göstergesiydi. keyfi için değil, midesinin feryadını bastırmak için çalıyordu. herkesin gözü önünde yağmalamıyor, sopanın ve dişin yasasına saygısından, gizlice ve kurnazca çalıyordu. kısacası yaptığı şeyleri yapıyordu çünkü onları yapmak, yapmamaktan daha kolaydı.