Gece saat 23:39... Muhtemelen bu inceleme ile bir günü daha geride bırakacağız ve muhtemelen siz okuduğunuzda bir hafta, bir ay, bir yıl ve çok daha fazlası geçmiş olacak. Bu arada saat 23:40...
İnsanlar neden bir seri katile ilgi duyar? Neden farklı bir ölüm arzusu olan ve kurbanın çığlıklarıyla mastürbasyon yapan, haz duyan biriyle konuşmak ister? Düşünüyor musun hâlâ? Cevabı basit aslında. İnsan, kendi özünü, asıl olan kendini gördüğünde hayranlık duyar da ondan. Olmak istediği ama olamadığı(duygular, paronaya, korku vs) için, suçluluk duyduğu biri olduğu için. Her insan doğuştan sadist ve biraz mazoşisttir. Sadist birine hayran duymakta mazoşistliğin bizzahiti belgesidir. Seri bir katille birlikte olmak, onunla konuşmak ya da onu izlemek bir nevi onun yaptıklarını arzulamaktır... Her neyse kitaba dönelim.
Kitap kapağıyla başlayalım.
Cerrah kitabında da değindiğim gibi bir tıbbi polisiye gerilim kitabından öncelik kapaktır. Burada kapağı bozan canlı silütler olmuş. Yazar isminin üstünde bulunan iki canlı resim. Her ne olursa olsun ciddiyeti bozduğu için yüzümü ekşitmeme sebebiyet verdi diyebilirim. Cerrah'a nazaran bu kapak tasarımı vasat geldi bana. Tamam; belki katilimizin fantezisi ne uygun seçilmiş ama bir şey eksik gibi geldi bana.
Kitapta daha önce birçok savaşa katılmış ve her türlü insandışı davranışları, bir insanın başka bir insana neler yapabileceğini görmüş buz gibi karakter olan Dean'ı sevdiğimi açıkça söyleyebilirim. Eminim soğukkanlı ve davranışlarıyla bir etki bırakacaktır. Kendi ağzından bir söz:
"Kolay kolay anlatamayacağımız şeyler gördük biz. İnsanoğlunun kendini neden hayvandan üstün tuttuğunu anlatmakta zorlanmamıza sebep olan şeyler."
Aklıma telefonu kulübesi filminden bir replik geldi:" Vietnam'da bize el bombası sallayan çocuklara