'Elbiselerinizi çıkartın, okuyacağınız inceleme de üşümeyeceksiniz.'
Bazı kitaplar o kadar önemlidir ki tartışmak bile hakaret gibi gelir, küfür, rüya aleminde veya uzaklara dalarcasına kalakalır insan. Bu kitaplar ıstırap, acı, çekicilik, şehvet, titrek bir alıcı kuvvet barındırır...
Kitap hakkında kısaca bilgilendirme için şunu söylemek yeterlidir. Dönemin büyük psikiyatristlerinden Josef Breuer'a Salomé tarafından bir not gönderilir bu not kendi için değil, çok sevdiği bir 'dostu' Nietzsche içindir. Böylelikle görüşme ayarlanır, Breuer yüzlerce hastası gibi düşündüğü birini beklemeye başlar ve o gün gelir...
İçeri giren bir ruh mu? Hayalet Casper mı? Kim olabilir, kim bu yürüyen 'bataklık'? Başını öne eğmiş, bıyıkları pofuduk gibi bir hale gelmiş, umutsuz, bitkin, öhöm deyince düşecek vaziyette ki bu kişi kim? Evet, evet evet Nietzsche, bingo!...
Birkaç görüşme sonrası Nietzsche'nin psikanaliz, davranış ve insan psikolojisini derinden etkileyen vecih acı kahve tadında gerçekler Breuer için büyük bir zevk haline gelir. O zaman pek tanınmaya Freud ile tartışmaya, bu vaka üzerinde sohbetler yapılmaya başlar ve ilk kez kitabının bir kısmını o gece okumaya başlar Breuer. Nietzsche'nin evliliğe, insana, sevgiye, umuda, bağlılığa, özgürlüğe dair düşünceler bir süre sonra okuyan için kitabı kapatmaya Breuer içinse sorgulamanın dibine götürmeye yetecektir.
Gelelim Nietzsche'nin kadınlar üzerine sert söylemlerine
İnsanca Pek İnsanca kitabında belirtmiştim ama bu kitabın konusu üzerine tekrar bahsetmekte yarar var.
Nietzsche babasını genç yaşta kaybetmiştir. Bu sebeple ailede egemen olan kadınlar (anne, kız kardeşi, teyzesi...) bu nedenle kadınlara karşı mesafeli, asabi ve zayıf olarak bilinir. Nietzsche, bunun yanı sıra birçok kadının üzerinde ilgisi olmasına rağmen