Eminkolnikov

Eminkolnikov
Hayat, insanın uyumasına izin vermeyen bir kâbus gibidir. (Oscar Wilde)
πsi πsi
Puan vermedi·280 syf.··
Beğendi
·
2021 68. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2021 21:59
''Her insanın yüreğinde karanlık bir kuyu vardır ve öldürmek insanın en doğal hakkıdır.'' (Alein Kentigerna) Günümüz bir çocuğun bile psikopat algılayışının toplumdaki bireylerden farklı bir hava sezdiği için algılandığı bilinir. Oysa herkesin bir psikopat yaratısı, izlenimi, fırçalarla sıçratarak çizdiği bir resmi vardır kafasında... Peki psikopat kimdir ve kimler için kullanılır? Psikopatlık yaşayan her insanın yüreğinde olan bir şeydir. Bazıları dini açıdan, bazıları duyguları ve bazıları etik anlayışının uyuşmazlığı açısından yönelimini kesin bir şekilde reddeder. Bu yönelim elbette çevre ve aile etkisinin çok etkilendiğini dışarı çıkmak için an kollandığını da açık bir şekilde söyler. Çünkü etki ne kadar fazla olursa vücut o kadar istekli hale gelir. Psikopat-Sosyopat ve Sadizm arasındaki ilişki Psikopatlık tamamiyle kötü şeyler yapan ve bundan zevk alan insanlar için kullanılmaz. Bazı duygular köreldiği ve en önemlisi tanınmadığı, ne olduğundan bilhaber olduğu için bu terim onlar için kullanulmaktadır. Ancak her şeyin farkında olup acı çektirmeyi amaç edinen bireylerde bulunmaktadır. Küçükken genelde hayvanlara eziyet gibi görülür aslında bu konuda sosyopat ile de ayrışabiliriz. Her halükarda düşünce kendisini mutlu etmesi, hak ettiğini düşünmesi ya da dikkat çekmek için başvurulan yöntemlerdir. Sosyopat için kalıtsal ve bununla birlikte barınan özellikler psikopatlık için en önemli etkenin aile-çevre etkisi demek doğru olacaktır. Psikopat Ve En Önemli 2 Özelliği Birincisi şüphesiz ikna yeteneğidir. Karizmaları ile birleşen bu yetenek cezbedemeceği, ikna edemeyeceği kimsesiz bir kimse halini alır. Farklı psikopat türlerinden bahsetmek şöyle dursun bu türden biri çok tehlikelidir. Çünkü: ''Psikopatların duyguları fark etmedeki yüksek becerileri, üstün
1000Kitap
Olağan PsikopatlarKevin Dutton · Domingo Yayınevi · 20221,746 okunma
Reklam
Puan vermedi·432 syf.··
Beğendi
·
2021 62. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2021 23:46
'Elbiselerinizi çıkartın, okuyacağınız inceleme de üşümeyeceksiniz.' Bazı kitaplar o kadar önemlidir ki tartışmak bile hakaret gibi gelir, küfür, rüya aleminde veya uzaklara dalarcasına kalakalır insan. Bu kitaplar ıstırap, acı, çekicilik, şehvet, titrek bir alıcı kuvvet barındırır... Kitap hakkında kısaca bilgilendirme için şunu söylemek yeterlidir. Dönemin büyük psikiyatristlerinden Josef Breuer'a Salomé tarafından bir not gönderilir bu not kendi için değil, çok sevdiği bir 'dostu' Nietzsche içindir. Böylelikle görüşme ayarlanır, Breuer yüzlerce hastası gibi düşündüğü birini beklemeye başlar ve o gün gelir... İçeri giren bir ruh mu? Hayalet Casper mı? Kim olabilir, kim bu yürüyen 'bataklık'? Başını öne eğmiş, bıyıkları pofuduk gibi bir hale gelmiş, umutsuz, bitkin, öhöm deyince düşecek vaziyette ki bu kişi kim? Evet, evet evet Nietzsche, bingo!... Birkaç görüşme sonrası Nietzsche'nin psikanaliz, davranış ve insan psikolojisini derinden etkileyen vecih acı kahve tadında gerçekler Breuer için büyük bir zevk haline gelir. O zaman pek tanınmaya Freud ile tartışmaya, bu vaka üzerinde sohbetler yapılmaya başlar ve ilk kez kitabının bir kısmını o gece okumaya başlar Breuer. Nietzsche'nin evliliğe, insana, sevgiye, umuda, bağlılığa, özgürlüğe dair düşünceler bir süre sonra okuyan için kitabı kapatmaya Breuer içinse sorgulamanın dibine götürmeye yetecektir. Gelelim Nietzsche'nin kadınlar üzerine sert söylemlerine İnsanca Pek İnsanca kitabında belirtmiştim ama bu kitabın konusu üzerine tekrar bahsetmekte yarar var. Nietzsche babasını genç yaşta kaybetmiştir. Bu sebeple ailede egemen olan kadınlar (anne, kız kardeşi, teyzesi...) bu nedenle kadınlara karşı mesafeli, asabi ve zayıf olarak bilinir. Nietzsche, bunun yanı sıra birçok kadının üzerinde ilgisi olmasına rağmen
1000Kitap
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
Kafamda Kentsel Sınıflar
Puan vermedi·98 syf.··
2021 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2021 13:09
''Sınıfların olmadığı, zenginin de, fakirin de bulunmadığı bir yerde, devlete, yoksulu ezen, zengini koruyan siyasi güce de gerek yoktur.'' Söz çok mu ütopik yoksa palavra gibi mi geldi, ha? Yoksa hiçbiri mi?... Josef Stalin'in daha önce Diyalektik Materyalizm ve Tarihsel Materyalizm kitabını okudum ve açıkçası bu kitaptan daha karmaşıktı. Şimdi soruyoru(z)m, anarşi mi, sosyaliz mi? Anarşi olan bir feodal sistem mutlaka ardından bir devrimi de getirir. Siyasi ve iktidari emeller devrimiz öncüleridir. Öyle ki sosyalist devrimci düşüncesi yani Marksist anlayışı benimseyen kitle 'burjuvaziyi, azınlığı hedef alan diktatörlük'ü tercih eder. Çünkü böyle bir ortam azınlığı tetikleyip devrim yaratmaya, devrim istemeye, birlikte hareket etmeye ve ardından gelen anarşi meydana gelecektir. Görebildik mi? Aslında bu kitap da çok açık bir şekilde sosyalizm ve anarşizm ayrılmaz iki yarım gibidir bir araya gelmesi için kitlelere ihtiyacı vardır ve bir araya gelince de istenilen amaç başarılı olacaktır. Kitap 3 ana konudan oluşmaktadır. 1- Diyalektik Yöntem 2- Materyalist Teori 3- Proleter Sosyalizmi Çok fazla uzatmadan, sıkmadan ve elbette kitaptan kopmadan bilgilendirmek istiyorum. Diyalektik yöntem; bize yaşamı, gerçekte olduğu gibi bakmamız gerektiğini anlatır. Bunu açık bir şekilde görmeliyiz ki yaşam sürekli hareket halindedir, değişim içindedir, değişimler doğurmaktadır; dolayısıyla yaşama, hareketi içinde bakmalıyız, sorular sorup cevaplar aramalıyız. Materyalist Teori; Karl Marx teorisine dayanan bir anlayıştır. Bu kısımda Marx şöyle diyor: ''Belirli bir ülkünün temellerini, insanların kafalarında, hayallerinde değil, iktisadi gelişmenin koşullarında aramalıyız.'' Yani insan koşullar tarafından direltiliyor diyelim, o halde insan ne
1000Kitap
Anarşizm mi? Sosyalizm mi?Josef Stalin · Kalıt Yayınları · 2014393 okunma
Puan vermedi·223 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2020 18:49
Stephen King'in bir baş yapıtı daha... Hayvan Mezarlığı kitabından sonra bu kitabı da beni çok etkiledi. Sanırım kitabından önce çok sevdiğim film uyarlanması (bir kitap uyarlanması olduğunu bilmiyordum) olan "Günah Tohumu" filmini defalarca izlediğimden kaynaklı olabilir. Kitabın kapağı çok zekice hazırlanmış. Kitabın gelişme kısmına geldikçe kapağındaki figür hemen canlanıveriyor. Kitabın konusu gerçek olacak kadar heyecanlı. Bir lise balosunda kimileri için korkunç, kimileri için adaletin tecelli ettiği bir sonla bitiyor. 400'den fazla ölü ve bunu yapan 16 yaşındaki Carrie... Carrie 16 yaşında beyin fonksiyonları hayli gelişmiş ve isterik durumda(öfke, sinir, nefret) karşısındakine zarar verebiliyor, canını acıtabilen bir kızdır. Ancak aşırı derecede içe kapanık biridir. Öyle ki okulda kendisine her türlü aşağılayıcı 'şakaları' reva görenlere de hiç ses etmiyordur. Bunun nedeni aşırı dindar olan(bence kafayı yemiş bir bunak) annesinden kaynaklanmaktadır. Annesinin cinsel birleşme, dokunma, banyo yapma gibi birçok sebeplerin günah olduğu gerekçesiyle yasaklayıp, aksi bir durumda saatlerce bir dolaba koyarak cezalandırması Carrie'yi bu yola itmiştir. Minnik, masum, narin Carrie'den bir feryat... "İsa duvardan bakar bizi izler Ama yüzü soğuktur taş gibi. Beni severmiş...annem öyle der. O halde ben neden hep yalnızım?" Neden?(cevabını bilmiyorum) Neden?(cevabını buldum) Neden?(cevabımdan emin değilim) Neden?(cevabımdan korkuyorum) Neden?(aslında bir cevabım yok, hiç olmadı...) Annesi psikopatolojik açıdan depresif, histerik, paronaya, şizoid ve aklını yitirmiş bir 'psikopat' olduğunu okurken, izlerken anlamak mümkündür. Annesi hamile kalırken kendini öldürmek istemiş ama yeltenememiştir. Carrie doğduğundan beri birçok kez öldürmek istemiştir. Çünkü kızı onun
1000Kitap
GözStephen King · Altın Kitaplar · 20238,2bin okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2019 122. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2019 22:25
Gece saat 23:39... Muhtemelen bu inceleme ile bir günü daha geride bırakacağız ve muhtemelen siz okuduğunuzda bir hafta, bir ay, bir yıl ve çok daha fazlası geçmiş olacak. Bu arada saat 23:40... İnsanlar neden bir seri katile ilgi duyar? Neden farklı bir ölüm arzusu olan ve kurbanın çığlıklarıyla mastürbasyon yapan, haz duyan biriyle konuşmak ister? Düşünüyor musun hâlâ? Cevabı basit aslında. İnsan, kendi özünü, asıl olan kendini gördüğünde hayranlık duyar da ondan. Olmak istediği ama olamadığı(duygular, paronaya, korku vs) için, suçluluk duyduğu biri olduğu için. Her insan doğuştan sadist ve biraz mazoşisttir. Sadist birine hayran duymakta mazoşistliğin bizzahiti belgesidir. Seri bir katille birlikte olmak, onunla konuşmak ya da onu izlemek bir nevi onun yaptıklarını arzulamaktır... Her neyse kitaba dönelim. Kitap kapağıyla başlayalım. Cerrah kitabında da değindiğim gibi bir tıbbi polisiye gerilim kitabından öncelik kapaktır. Burada kapağı bozan canlı silütler olmuş. Yazar isminin üstünde bulunan iki canlı resim. Her ne olursa olsun ciddiyeti bozduğu için yüzümü ekşitmeme sebebiyet verdi diyebilirim. Cerrah'a nazaran bu kapak tasarımı vasat geldi bana. Tamam; belki katilimizin fantezisi ne uygun seçilmiş ama bir şey eksik gibi geldi bana. Kitapta daha önce birçok savaşa katılmış ve her türlü insandışı davranışları, bir insanın başka bir insana neler yapabileceğini görmüş buz gibi karakter olan Dean'ı sevdiğimi açıkça söyleyebilirim. Eminim soğukkanlı ve davranışlarıyla bir etki bırakacaktır. Kendi ağzından bir söz: "Kolay kolay anlatamayacağımız şeyler gördük biz. İnsanoğlunun kendini neden hayvandan üstün tuttuğunu anlatmakta zorlanmamıza sebep olan şeyler." Aklıma telefonu kulübesi filminden bir replik geldi:" Vietnam'da bize el bombası sallayan çocuklara
1000Kitap
Çırak (Midi Boy)Tess Gerritsen · Martı Yayınları · 201211,5bin okunma
Reklam