Doğa, bu iki güzel varlığı birbiri için yaratmıştı. Tanrı, olayları akılalmaz biçimde düzenleyerek onları birbirine yaklaştırmıştı; oysa insan düşünceleri ve yasalar aralarında aşılmaz uçurumlar yaratıyordu.
Hamnet kendini bildi bileli hissettiği şeyi bir kez daha hissediyor: Judith onun yarısı, ikisi bir cevizin iki yarısı gibi birbirlerine bağlılar. O olmazsa Hamnet eksik kalır, yitip gider. Judith'in koparılıp alındığı yerdeki yara ölene kadar kapanmaz. Onsuz nasıl yaşanır ki? Yaşanmaz. Kalbe ciğerler olmadan yaşamasını, ayı gökyüzünden koparıp alarak yıldızlara onun yerini almalarını söylemek, arpanın yağmursuz büyümesini beklemek gibi bir şey olur bu. İkisi bir bütünün parçaları...