Vejetaryen, gerçekçi anlatımın sınırlarını zorlayan ve adı geçen olguları en derinimize kadar hissettirebilen kitaplardan biri. Bu duyguyu en çok Açlık romanını okurken hissetmiştim. O eserde de kahramanın yaşadığı açlık, okurunu açlığın sınırlarında epeyce dolaştırıp bir 'hiç' e dönüşmeyi beynimize kazımıştı.
Vejetaryen de bizi -zaten potansiyelini taşıdığımız- deliliğin sınırlarında gezdiriyor.
Aahh o travmalarımız... Delirmemize sebep travmalarımız...
Kitabın sayfa sayısı kararında, dil oldukça akıcı, ruhsal betimlemeler ve duygu geçişleri de oldukça başarılı.
Bu vesileyle yazarın diğer kitapları da listeye çoktan alındı bile.
'Karanlıktım.' Kendisini böyle açıklamak istediği zamanlar olmuştu. O karanlıktı. Son zamanlarda tecrübe ettiği , renklerin var olmadığı o siyah-beyaz dünyası, muhteşem, sessiz ve huzurluydu.