AYRILIĞIN ARKASINDAN DUYULAN
Gitme, ey gerdanlığı inci ve mercan olan Ölümlü vakitlerde hayatıma can olan
Mâsivâ denizinde kalanların feneri
Ayrılığı intihar, aşkı imtihan olan
İkramındır ne varsa sızlatan, yüreğimi
Ey alevde kaybolup, sularda nihan olan
Gömülmüşüm küflenen kuşkular toprağına
Düşmüşüm çıbanların, çıyanların çağına
Ey yolunu kaybeden yolculara han olan
Isırgan bir mendile akıyor gözyaşlarım Kadehimde ıstırap, damarımda kan olan Boynumda kelepçeli bakışların urganı Üzerimde acılar kumaşının yorganı
Gitme, ey mutluluğun tahtında hakan olan
Zülfünden yıldızları salarak gökyüzüne Işıksız bir ülkenin sabahında tan olan
Al götür senin için ağlayan serçeleri Hasretinle eriyip kuruyan geceleri Kahramanlara gurbet, şaire vatan olan
Şahdamarımda solar nergisleri sevincin Ruhumdur, köşelerde dağılıp viran olan Gitme; çözmek üzredir son düğmeyi güvercin
Bazan muştu çiçeği, bazan da hüsran olan Ya başucumda cellât, tenhada bekleyen cin Ya da şâhikalarda katıksız hicran olan
Mehtâbında büyüyen karanfilleri yakıp
Ben miyim yeryüzünde sadece üryan olan Ben miyim terk edilen, ben miyim ziyan olan
Ülkemi leyl-ü nehâr yangınlarda bırakıp Gitme ey ipek yüzlü, gitme ey insan olan