Gel günlerim gel de dol
Gel Aydınlım, İzmirlim
Gel aslanım Mamak'tan
Erzincan'dan, Kemah'tan!
Düşmanlar selâm ister
Gözden, gezden arpacıktan!
Sana selâm olsun
Hürriyetlerin meçhul olduğu dünya
Canım Türkiye,
Memleketimiz!
Çalışan halklarıyla ümmi
Çalışan halklarıyla garip,
Irgadı, esnafı, madencisi, iptidai aletleri,
Kadınları, erkekleri, hapishaneleri;
Başı boş suları, dumanlı vadileri, yoz topraklarıyla, İşsizleri, realist şairleri, mücahitleri
Sokak şarkısı, keten helvası,
Akşam haberleri satanlarıyla memleketim!
Sana selâm olsun.
Bir öykü derlemesi; ölüm üzerine, "anne" ve "baba" figürlerinin ölümlerinden korkmak üzerine, akciğer kanserinden kaybettiği annesinin son günleri üzerine, ölümden sonra geride kalanların alışkanlıkları ve düşündükleri üzerine - kendi tabiriyle- kısa karalamalar.
Albert, annesinin ölümünden sonra yazarak ölümü beklemiş, babasının ölümünden bir kaç saat sonra ise intihar etmiş. Bu gerçeği bilerek okuduğunuz da sizi derinden etkiliyor. Canlı bir acıyı okudum sanki, her bir paragrafın çığlıkları hat safhada. Çektiği ızdırap, açık ve katartik bir üslubun dalları arasında gizlenmiş olarak kendini belli ediyor, ve sanki; oğlunun acıları ancak annesi tarafından silinebilirmiş gibi. Fakat imkansız. Yaşayanlar geçip gidiyor, geriye nesneler kalıyor. Ölümü ise bir türlü kabullenemiyor, fakat ölümü bir sevgiliyi bekler gibi bekliyor.
Caraco okumak size kimseyi çağrıştırmaz, oldukça özgün fikirlere sahip bir filozof. Sevgiyi, evliliği, toplumsal ahlak normlarını, doğurganlığı tümden reddetmiş müthiş karamsar bir kitap olmuş. Kendisini karakterize eden karamsarlığı, hicivleri rendeleyen belli bir karanlık ironiyi bizlere damıtıyor. Diğer yandan beni mutlu ediyor, çünkü salt bilgi akışı sağlıyor. Üslubunun netliğini ince ama ölçülü bir şekilde aktarıyor, bu olgu çok değerli ama sentetik dönemlerle biraz bulandırmış.
Kitapta genellikle ilk bölümlerde annesine oldukça kızgın fakat sonlara doğru onu tanrılaştırmış resmen. Onu dünyaya getirdiği için bir yandan ondan nefret ederken diğer taraftan ona karşı ilham verdiği nefret için ona teşekkür ediyor. Ayrıca, kadınlardan uzak durmasını annesiyle bağdaştırmış, bu üzerinde durulması gereken bir nokta.
Farklı bir bakış açısından bakınca, bir kadının bir insanı nasıl mahvedeceğini gördüm. Zaten bunu Caraco da görmüş; kendisi dışındaki
Post-MortemAlbert Caraco · Sel Yayıncılık · 2020750 okunma
"Tiryaki Sözler" kitabi Türk Edebiyatı'nda büyük yeri olan şair Cenap Şahabettin tarafından 1918 yılında yazılmış olup içerisinde 1817 söz bulunmaktadır.
"Tiryaki Sözler" Cenap Şahabettin'in bir ömür boyu topladığı ve kaydettiği sözlerden oluşmaktadır.
Bir solukta okuyacağınız bilgi dolu bir kitap.
Keyifli okumalar...