"Ne hissedilmesi gerekiyorsa onu hissediyorum. Koca bir hiçlik ... Ne eksik ne fazla. Böylece yavaş yavaş deliriyorum. Delirdikçe boş veriyorum. Boş verdikçe hafifliyorum. Zerre zerre
azalıyorum. Böyle giderse yok olacağım. Her canlı gibi. Bu sebeple endişelenmek beyhude. Yani çok hissetsen de ölüyorsun hiç hissetmesen de. İyisi mi sorgulamadan yaşayıp gitmek.."
Kabilemi bulmuştum. Öyle hissediyordum. Aile sanıldığı kadar tesadüfi bir şey değildi, kuradan
çıkmıyordu, onu bulman veyahut oturup kendi ellerinle yapman gerekiyordu.