Şarkılar bitti. Yorgundun. Uzun yoldan değil, hatırladıklarındandı yorgunluğun. Üzerindeki borçtan, içindekini anlatamamaktan, sana sorulanlara cevap verememekten. İnsanlar haklı olarak senden cevap bekliyor, Susuyorsun. Kötülüğüne delil oluyor sessizliğin. Umursamazlığına. Anlatsan anlayabilirler mi? Bir kere daha denemeye değer mi? Vazgeçiyorsun.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Sıkıldım artık” diyor böyle anlarda. Bunu söylerken, yüzünde büyüyen acıyı çıplak gözlerinle görebiliyorsun, elinle dokunabileceğin kadar yakın ve sahici. Gözyaşları acısına kefil oluyor. Sıkılmak. Çabuk yorulmaktan, ağrı bantlarından, damar yolu açtırmaktan ve yarıda bırakılmış romanlardan ve az bulunan saç boyalarından ve kendine, birbirine, herkese söylenen yalanlardan. Sıkılmak. Hayattan.
Bir şey oldu sonunda, onunla karşılaştın. Mucize, insanı aciz bırakan şeymiş, öğrendin, Ansızın yüzüne dokunan bir ıhlamur çiçeği kokusuydu. Sarhoş eden rüzgâr, aklını karıştıran mevsim dönüşleri, tütün kolonyasının hatırlattığı şeyler. Mecaz değil, hakikat. Teşbih değil istiare, kinaye, tariz değil hakikat. Gerçek âşıklar gece lacivert gökyüzüne baktığında orada hâlâ ortadan ikiye yarılmış bir ay olduğunu görürler. İnandın. Gerçek âşıkların ölümcül susuzluğunu gideren, sevgilinin dokunduğu topraktan sızan sudur. İnandın.