Fırat Selçuk Ceyhan

Geçmiş içinde yaşanacak bir şey değildir. Eyleme geçerken içinden bir şeyler çekip çıkarttığımız bir sonuçlar kuyusudur.
Reklam
Gelgelelim, kimseyle aynı odada iki gün bile geçiremem; bunu deneyimlerimden biliyorum. Bana yaklaşan kimse kişiliğimi eziyor, özgürlüğümü sınırlıyormuş gibi geliyor bana. Yirmi dört saat içinde en iyi insandan bile nefret edebilirim. Birinden, sofrada yemeği ağır yediği için, öbüründen, nezlesi var, durmadan burnunu temizliyor diye… İnsanlarla ilişkiye girer girmez onlara düşman kesiliyorum. Ama kişilere nefretim arttıkça genel olarak insanlığa sevgim o oranda artıyordu.
Hayvan savunuculuğu, kimilerini, insanları daha iyi dışlayabilmek için hayvanları idealleştirecek kadar insan davasıyla hayvan davasını birbirine karıştırmaya götürdüğü zaman ortaya çıkan bunalımı düşünüyorum. Uzun süre insanlara hayvan gibi, hayvanlaraysa insandan daha iyi davrandıktan sonra, yaşama ve varlıklara gösterilen saygı da içinde olmak üzere, insanları da hayvanları da oldukları gibi değerlendirmenin zamanı çoktan geldi.
İş Bankası Yayınları
İnsan hayvanı insanlaştırıyor, hayvan insanı türdeşi gibi algılıyor, dolayısıyla histerik insanlarla saldırgan hayvanlar dolduruyor veterinerleri. Bir hayvanı gerçek doğasını unutacak kadar insanlaştırmak, onun değerini düşürmek, dolayısıyla ona saygı göstermemektir. Olmadıkları şey için seviyoruz hayvanları; bu yüzden, sevdikçe, daha az tanıyoruz. İyi bir iş yaptığımızı sanarak onlara yanlış davranıyoruz, bu da kötü davranmakla eştir.
İş Bankası Yayınları