Bazen kişi, "Ben tam günahsız olamam, en iyisi ibadet ve zikri hiç yapmayayım” düşüncesine kapılabilir. Bir şeyi tam elde edemediği zaman tamamen terk edenler genellikle mükemmeliyetçi kişilerdir. “İş hatasız olsun” derken hiçbir şey yapamayabilirler. İnsanın düşünce bakımından da esnek olması önemlidir.
İnsanın ağzını, kalbini temizleyen şey Allah'ı zikretmektir. Çünkü zikretmek kişiyle Allah arasında bir manevi bağ oluşturur. Böylece enerji akışı oluşur. Bu enerji akışı, frekans Allah'ın “Siz bir adım gelin, ben on adım gelirim" şeklindeki ilahi mesajına kapı aralar. Yani kişinin dua etmesinin kapı çalmak olduğunu hissettirir. Duanın ilk basamağı da niyettir. Ondan dolayı niyetini temiz tutmak önemlidir.
Nietzsche'nin insanı, kendi kendini aldatan fakat aynı zamanda "güç arayışı” dürtüsünün hükmü altına girmiş bir varlıktır. GüçÇ arayışının yanı sıra, bilme ve gerçeği arama dürtüsü de vardır. Bu dürtü, belki de gizli kalmış ölüm dürtüsüdür.
Nietzsche'ye göre her duygu, görüş, tutum ve davranış, aslında kendini aldatma ve yalandan ibarettir. Herkes, kendi kendisine en uzak olandır...