"...Kendini bu kadar küçümsemese, kendinden bu kadar ümidi kesmese, her şey çok farklı olacak.
Hapishanelerde azılı mahkumlarla çalışan arkadaşlarım da söyler bunu. Ümit insanın içinde kendiliğinden doğmuyor. Birilerinin zamanında bu ümidi o çocuklara aşılaması gerekiyor. Onlara 'yapamam ne demek, yapanlardan senin neyin eksik, tabii ki yaparsın' diyen birileri gerekiyor. Tıpkı annemin bana dediği gibi..."
"Kadınların çoğunda bir erkeğe aşkla bağlanırken aslında kendilerini mutsuz edecek bir kanıt, bir gizem bulma arzusu yatar. Zehirli bir arzudur bu; sonu dramatik bir biçimde felaketle bitecek bir iz bulma ümididir. Kendi yıkımlarına yol açma pahasına da olsa, bu gizem onlara çok çekici gelir."
"Hayat bazen nasıl da unutturuyor bize ölümü. Ama iyi ki de unutturuyor. Ölümü en çok hayata bir amaçla bağlananlar unutur. Zaten biz hayata bir anlam katamazsak, yaşamak pek de anlamlı değil ki.."