Veba, sadece bir salgın hikâyesi değil; insanın felakete ne kadar hızlı alışabildiğini anlatan rahatsız edici bir roman. Başta herkes olan biteni küçümsüyor, sonra korku sıradanlaşıyor, ölümler sayıdan ibaret hale geliyor. Asıl ürkütücü olan da bu zaten.
Dr. Rieux bir kahraman gibi çizilmiyor. Umut ettiği için değil, başka türlü yaşayamayacağı için mücadele ediyor. Camus burada büyük laflar etmiyor; “iyi olmak” dediği şey, sadece seyirci kalmamaktan ibaret.
Kitap boyunca en baskın duygu korku değil, ayrılık. Sevdiklerinden uzak kalmak, beklemek, alışmak… Veba bitse bile Camus uyarıyor: Kötülük hep var olacak. Ama yine de insan, insan kalmayı seçebilir.