“Doktorlar zihin hastalıklarının da bedensel hastalıklarla aynı olduğunu vurgulardı. Örneğin, klinik olarak depresyonda olan birisine boş verip kafaya takmamasını söylemek, iki bacağı kırık birine odanın içine koşup zıplamasını söylemekle bire bir aynıydı.”
Müziğin kulağa hoş gelmesi için eslere, cümlelerin anlamlı gelmesi için noktalama işaretlerine gerek olduğu gibi, dinlenmeyi ve hiçbir şey yapmadan derin düşünmeyi -hatta yalnızca kanepede oturmayı- bütünün anlamlı olabilmesi için, yaşamın doğasında var olan ayrılmaz bir parçası olarak görebilmeliyiz.
“Özgürlüğü ve huzuru buldum meczupluğumda; yalnızlığın özgürlüğünü ve anlaşılmamış olmanın huzurunu. Çünkü bizi anlayanlar içimizdeki bir şeye de egemen olurlar.”