Ecem Can

Ecem Can
Kim ne derse desin ya da ne yaparsa yapsın, ben rengini yitirmeyen bir zümrüt olacağım. @_birkitapkokusu_
Kadınlar Ülkesi
7/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2025 15:29
“Kadınlar bir ülke kursaydı, nasıl bir toplum inşa ederdi?” Bu roman, işte bu sorunun peşinden cesurca giden bir düşünsel deney. Kadınlar Ülkesi , yalnızca kadınlardan oluşan bir toplumun hayalini kurmuyor; mevcut dünyanın erkek egemen yapısını da açıkça sorguluyor. Kitaptaki kadınlar savaşmıyor, yıkmıyor, tahakküm kurmuyor. Onlar birlikte yaşıyor, birlikte büyütüyor, birlikte iyileştiriyor. Ve en çarpıcısı şu: Bu roman 1915’te yazıldı. Yani hâlâ konuşmaktan çekindiğimiz pek çok meseleyi, Charlotte Perkins Gilman o yıllarda kaleme almış. Cesurca. Dürüstçe. Anlatımı sade ama içerdiği fikirler derin. Bir ütopya gibi okunsa da, satır aralarında acı gerçekleri de yüzümüze vuruyor. Toplum, annelik, eğitim, aidiyet ve cinsiyet rolleri üzerine düşündürürken; ezber bozan bir perspektifle yeni bir dünyanın mümkün olduğunu fısıldıyor. Bazı kitaplar vardır… Bitince yalnızca kapağını değil, zihninizdeki kalıpları da kapatmak istersiniz. Kadınlar Ülkesi, işte tam olarak öyle bir kitap.
Edebiyat
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 201819,8bin okunma
Reklam
KAÇIŞ - Nuray ŞENOL
10/10
·194 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2025 09:16
Bazı kitaplar vardır; kapağını kapattığınızda hikâye bitmez, sadece sessizleşir. Kaçış da onlardan biri… Nuray Şenol, bu romanda okuru bir kaçışın peşinden sürüklüyor ama aslında kaçılan şeyler kadar kaçanı da anlamaya çağırıyor. Kimi zaman bir şehirden, kimi zaman bir ilişkiden, bazen de kendi içimizden kaçmak istiyoruz. Peki ya nereye kadar? Anlatım dili sade ama vurucu. Karakterlerin iç sesleri, kırılganlıkları, sorgulamaları çok gerçek. Yargılamadan anlatıyor, öylece önümüze bırakıyor; okur olarak hem izliyor hem de hissediyoruz. Kitap boyunca “ben olsaydım ne yapardım?” sorusu hep eşlik ediyor. Bu da hikâyeyi yalnızca okumamıza değil, yaşatmasına neden oluyor. Eğer kendini zaman zaman yorgun, bunalmış, ya da sadece “gitmek istiyorum” derken yakalayanlardansan… bu kitap seni anlayabilir.
Edebiyat
KaçışNuray Şenol · Luna Yayınları · 20211 okunma
Ben küçükken Tanrı’yla aram iyiydi..
10/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2025 16:21
Bazı kitaplar vardır, okurken gülümsetir ama sayfaları çevirdikçe içten içe düşündürür. Oğullar ve Rencide Ruhlar tam da öyle bir roman. Alper Canıgüz 'ün dili hem ironik hem de derinlikli. Küçük yaşta hayatın anlamını sorgulamaya başlayan Can, zeki, sivri dilli ve her şeye burnunu sokan bir çocuk. Ama aslında onun derdi büyük: Büyümek. Anlaşılmak. Ait olmak. Kitapta bolca felsefe, yer yer toplum eleştirisi, aileyle hesaplaşma ve bol bol gülümseten diyaloglar var. Hem Dostoyevski okuyor, hem mahalle aralarında başına bela açıyor Can. Ve evet, çok zeki—ama o zekânın altında derin bir yalnızlık da var. “Ben küçükken Tanrı’yla aram iyiydi. Ama sonra bazı şeyler oldu.” İşte o “bazı şeyler” kitabın tüm ruhunu özetliyor. Eğer büyürken biraz kaybolduysan, sorgulayan biriysen ya da sadece akıllıca yazılmış bir roman okumak istiyorsan... Bu kitabın sana söyleyecek çok şeyi var.
Edebiyat
Oğullar ve Rencide RuhlarAlper Canıgüz · Alfa Yayınları · 202013,2bin okunma
Zezé, içimizdeki çocukla yüzleştirir
7/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2025 22. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2025 21:13
·
Bu kitabı okuyunca, “Ben çocukken gerçekten ne hissediyordum?” diye uzun uzun düşündüm. Şeker Portakalı , sadece Zezé’nin değil, hepimizin kalbine dokunuyor çünkü o yaramazlıkların, içe kapanmaların, kırılganlığın arkasında tanıdık bir şey var: Sevilme arzusu. Anlaşılma isteği. Ve hayal kurarak hayatta kalma çabası. Zezé öyle bir karakter ki, bazen güldürüyor, bazen içinizi sızlatıyor ama her zaman gerçeğin en çıplak halini söylüyor. Onun gözünden dünyaya bakmak, yetişkinliğin gürültüsünden çıkıp çocuk kalbinin zarafetine dönmek gibi. Portuga’yla olan ilişkisi ise bambaşka bir boyut… “Seni seviyorum Portuga.” “Ben de seni, küçük adam.” “Ama bu, yalnızca söylemekle kalmayacak, değil mi?” “Hayır, kalmayacak. Benim sevgim gerçek.” Bu kadar basit bir cümleyle insanın içini bu kadar burkabilmek, işte bu kitapta mümkün. Bittiğinde sayfayı kapatamıyorsun çünkü içindeki Zezé hâlâ anlatmak istiyor…
Edebiyat
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,1bin okunma
Bir Kadının Hayatından 24 Saat - Stefan ZWEIG
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2025 15:44
Stefan Zweig ’in anlatımı her zamanki gibi sade, akıcı ve etkileyici. Ancak Bir Kadının Yaşamından 24 Saat - Bir Yüreğin Ölümü , beklentimin biraz gerisinde kaldı. Bir kadının tek bir gün içinde yaşadığı içsel çalkantılar, tutku ve vicdan arasında sıkışmışlığı iyi yansıtılmış ama duygusal bağ kurmakta zorlandım. Belki anlatımın dinginliği, belki konunun ağırlığı... tam içine giremedim diyebilirim. ⠀ Yine de Zweig’in psikolojik derinlik konusunda ne kadar usta olduğunu bir kez daha hissettim. Okunabilir, ama beni çok fazla etkilemedi. 3/5 Tür: Modern klasik / Psikolojik novella Sayfa Sayısı: 118 Yazar: Stefan Zweig Bir Kadının Yaşamından 24 Saat - Bir Yüreğin Ölümü
Edebiyat
Bir Kadının Yaşamından 24 Saat - Bir Yüreğin ÖlümüStefan Zweig · Can Yayınları · 20169,9bin okunma
Reklam