Bazı kitaplar vardır; kapağını kapattığınızda hikâye bitmez, sadece sessizleşir.
Kaçış da onlardan biri…
Nuray Şenol, bu romanda okuru bir kaçışın peşinden sürüklüyor ama aslında kaçılan şeyler kadar kaçanı da anlamaya çağırıyor. Kimi zaman bir şehirden, kimi zaman bir ilişkiden, bazen de kendi içimizden kaçmak istiyoruz. Peki ya nereye kadar?
Anlatım dili sade ama vurucu. Karakterlerin iç sesleri, kırılganlıkları, sorgulamaları çok gerçek. Yargılamadan anlatıyor, öylece önümüze bırakıyor; okur olarak hem izliyor hem de hissediyoruz.
Kitap boyunca “ben olsaydım ne yapardım?” sorusu hep eşlik ediyor. Bu da hikâyeyi yalnızca okumamıza değil, yaşatmasına neden oluyor.
Eğer kendini zaman zaman yorgun, bunalmış, ya da sadece “gitmek istiyorum” derken yakalayanlardansan… bu kitap seni anlayabilir.