"Pencerenin yanındaki camlarda uğuldayan o rüzgâr! Ne olursun bırak da o rüzgârı içime çekeyim; dosdoğru kırlardan kopup geliyor, ne olursun bırak da bir kerecik içime çekeyim."
Çocukluğumun en güzel hatıralarından biri olmakla birlikte aynı zamanda en dramatik hatırası da olabilir. Aytmatov güçlü kalemiyle her bir duyguyu o kadar güzel işlemiş ki, okurken hissettiğim o heyecanı, üzüntüyü, umudu, acıyı yıllar geçmesine rağmen dün gibi hatırlıyorum.