Ensar Yazıcı

Ensar Yazıcı
@Ediath
23 yaşında fizyoterapi mezunuyum. Fantastik ve korku türü kitapları okumayı severim. Amatör yazarlık yapıyorum.

Ensar Yazıcı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·256 syf.··
2023 32. kitabı
Sabahattin Ali
8.2/10 · 208,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Fazla Aşkın Zararları
Puan vermedi·68 syf.··
2023 31. kitabı
Bir okuyuşta bitirebileceğiniz çerez niteliğinde bir kitap. Kadınlara yaklaşımın ve ağzınızdan çıkan ufak bir sözün onun için çok önemli olduğunu, saplantılı aşkın yol açtığı durumları güzel özetleyen bir kitaptı. Kitaptaki erkeği başta havalı bulsam da zamanla nefret etmeme sebep oldu. Aynı şekilde kadın karakteri kitabın başlarında genellikle acısam da sonlarına doğru duygusuz kalmayı tercih ettim.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,5bin okunma
Okunur
Puan vermedi·120 syf.··
2023 30. kitabı
Abimlere geziye gittiğim bir gün evde boş boş otururken "Neden kitap okumuyorum?" dedim. Abimin kütüphanesini karıştırırken bu kitap gözüme çarptı. Sayfa sayısının da az olmasıyla alıp okumaya başladım. Kitap tasarımı güzel, konusu güzel ama korkutmak yerine güldüren bir kitaptı. Kötü karakterin özellikle ısrar etme yöntemleri ve düşmanını kızdırma taktikleri olsun beni baya güldürdü. Çok eski bir kitap olma dolayısıyla da kitabın anlatım tarzı hoşuma gitti. İngiltere Şatolarına karşı ayrı bir zaafım olduğundan kitap beni hiç sıkmadı. Lakin 120 sayfalık hikayede "Keşke böyle olmasaydı da şöyle olsaydı" dediğim bolca yerler oldu. Olayların ilerleyiş tarzı bana biraz saçma geldi. Onun dışında öneririm.
Otranto ŞatosuHorace Walpole · İthaki Yayınları · 02,617 okunma
Kızım Beni Sevsin Dersin Bir Bakmışsın Seni Değil Parayı Severken Bulursun
Puan vermedi·306 syf.··
Beğendi
·
2023 29. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2023 18:36
Kitabın başında o kadar fazla karakterlerle ve yer isimleriyle karşılaşıyorsunuz ki, aklınız başınızdan çıkıyor. Kim kimdi, neresi neresiydi tamamen unutuyorsunuz. Eğer ki pes etmezsiniz ve her gün okumaya devam edersiniz, bütün karakterleri ve bütün yerleri şaşırtıcı bir şekilde ezberlemiş olacaksınız. Goriot Baba akrabamın bizde kalırken okuduğu bir kitaptı. Giderken kitabı yanına almamamış veyahut unutmuştu. Oturma odasında masanın üstünde bulduğum kitabı önce kendi kütüphaneme koydum ve bir kaç yıl ara sıra bakıp "Dünya klasiğidir, kesin sıkılırım" demiştim. Bundan 2 hafta önce okula götürüp sıkıcı derslerde okumak için bir kitap arıyordum. Nitekim Goriot Baba burada dikkatimi çekti ve kapıp çantama koydum. Ne yalan söyliyim ilk 50 sayfasını okumak için baya bir uğraş verdim. Dediğim gibi çok fazla karakter ismi ve çok fazla yer ismi vardı. Her bir cümlede kafam allak bulak oluyordu. Ve maalesef benim elimde olan Mavi Çatı yayınlarının çevirisini hiç beğenemedim. Beş-on cümlede bir anlatım bozukluğuyla karşılıyorsunuz. Bazı yerlerde karakter kendi kendine konuşuyor gibi oluyor mesela şöyle ; Rastignac soğukkanlılıkla - Öyle birim durum olduğuna inanmıyorum dedi. Rastignac - Öyleyse neye inanıyorsunuz efendim ? Bu gibi anlatım bozukluğu olan yerler var maalesef. Keza bazı cümlelerin çok devrik olması, bazı cümlelerde geçmemesi gereken karakterlerin geçmesi gibi şeylerden ötürü Mavi Çatı yayınlarını önermiyorum. Kitap sizi ilk elli sayfaya kadar zorlasa da sonrasında o kadar kendini açıyor ki bir anda onlarca sayfa okurken buluyorsunuz kendinizi. Ben gene işi riske atmadım ve günde yirmi sayfa okuyacak şekilde ayarladım. Kitabının finaline kadar "Fena bir kitap değildi" dedim. Finaline gidip duygu bombardımanına gelince de "Vay be ulan Delphine ile Madam da
Goriot BabaHonore de Balzac · Mavi Çatı yayınları · 201718,6bin okunma