'çalışma odası,getirilen mumla yavaş yavaş aydınlanmaya başlamış, bildik ayrıntılar ortaya çıkmıştı; geyik boynuzları, kitap rafları, hava deliği çoktandır onarılmayı bekleyen sobanın aynası, babasının divanı, büyük masa, masanın üstünde açık bir kitap, kırık bir küllük, yazısının olduğu bir defter. bütün bunları gördüğünde yol boyunca hayalini kurduğu o yeni hayatı kurma olasılığından bir an kuşkuya kapıldı. hayatının bu izleri sanki ona sarılmış şöyle diyordu: ''hayır, bizi bırakıp gitmeyeceksin, başka birisi olmayacaksın, nasılsan öyle kalacaksın: kuşkularınla, kendinden sonsuz hoşnutsuzluğunla, sonuçsuz kalan kendini düzeltme denemelerinle, yaşadığın düşüşlerle ve senin için olanaksız, sana nasip olmayacak sonsuz bir mutluluk beklentisiyle.''