Küçük savaş harici savaşı, düşmana, üstünlük iddia edilen daha aşağı bir ırka ya da din söz konusuysa "kafir"e karşı maddi silahlarla yapılan kanlı savaşı ifade etmektedir. Sonuçları ne kadar korkunç ve trajik olursa olsun, ne denli büyük bir tahribat yaratırsa yaratsın bu savaş metafizik olarak daima "küçük savaş"tır. "
Büyük kutsal savaş" içsel ve gayri maddidir; kişinin bizzat kendi içinde barınan ve kendini manevi bir yasaya bütünüyle tabi kılmak istediğinde isyan eden düşman, "barbar" ya da "kafir"e yapılır. Arzu, temayül, ihtiras, insiyak, zaaf ya da gevşeklik, insanın içindeki düşman yenilmeli, tüm direnci kırılmalı, zincire vurulmalı ve manevi insana itaat etmelidir. Selamete, ölümün ve hayatın ötesinde olana kavuşulmasını sağlayacak "muzaffer barış"a ulaşmanın yegane şartı budur.
Sebepsiz ve neticesiz hiçbir oluş düşünülemez.Kainatta bütün münasebetlerin kuruluş ve dağılışlarına ait mekanizmalar bu prensibe göre işlemektedirler. Hiçbir hadise başıboş ve müstakil değildir.Her hadise direkt veya endirekt olarak diğer hadiselere bağlıdır.Böylece bütün kainat,bütün cüzleriyle büyük bir bağ şebekesiyle örülmüştür ki bu bağların düğüm noktaları illiyet prensibinin sebep-netice zaruretleridir.
Her hadise bir üsttekinin neticesi ve bir alttakinin illetidir.Hangi hadisenin sebebi görülmüyorsa bu hal,o hadisenin sebebinin bilinmemiş olmasından ileri gelmektedir.
Soru: bu kitapları neden hayal kırıklığını göze alacak kadar çok istemişti?
Yanıt: Kendine bile açıklamak istemediği halde bildiği bir gerçek vardı,eğitimiyle belli bir düzeye gelmiş zihinsel kapasitenin kurulmuş seri motor gibi bir niteliği vardı.ona hiçbirşey yüklenmezse giderek hızını artıracak ve sonunda kendi kendini yakacaktı.!