Bende bu serideki kadın karakterler gibi salak mazoşist olduğum için okumam dediğim bu kitabı da okudum. Asla akıllanmam. Hazır mor kapaklı kitaplar okuyorken bu da aradan çıksın istedim. Bir de sanki çok övülesi bir konuya sahipmiş gibi yüksek puan verenlere inat seriye kafam estikçe devam edeceğim.
Bana göre böyle konulara sahip tüm kurgular 1 puanlık. Özellikle bu Ruby’nin serisi benim oldukça sinirlerimi bozuyor; komple 1 puan üzerinden yargılıyorum.
Kadınları sırf üreme aracı olarak kullanan bir seri.
“Harika, uzaylı kabilenin nesli tükeniyor, hadi öyleyse insan kadınları yollayalım. Deli gibi üremeleri ve soyun kurtulması için bunlara eşleştirme yapalım, birbirlerine acayip bir çekim duysunlar ve her sayfa seks dönsün. Kitabın sonlarına doğru da tohumlar filizlensin.”
Ne kadar harika.
Kadınları alttan alta üreme aracı olarak gösterip hemencecik hamile bırakıp, sonra bu kadınlar ava katılmak isteyince erkekler “aman aman” yapınca, kız karakterler “Siz cinsiyetçi misiniz? Bizim dünyamızda böyle olmuyor, istediğimizi yaparız.” gibisinden konuşup ısrar edince, erkeğin onay vermesiyle yazar “Yaa, biz kadınlara hak da veriyoruz işte, kadınlar güçlüdür, her şeyi değiştiriyorlar.” gibisinden bir imaj çizmiş. Ama asıl komik olan, yine kadının bunu erkekten onay alarak yapması. Bunu o kadar güzel alttan işliyor ki yazar, sanki orta yolu bulmuşlar gibi.
Allah’tan bunda “Buz Gezegeni Barbarları” kitabında olduğu gibi yoğun bir seks tufanı yoktu. Liz’i ilk kitapta “iki kürk için cart curt” muhabbeti yüzünden sevmiyordum ve bu yüzden bu kitapta da beni hızlı bir seks sahnesi karşılayacak sandım ama öyle olmadı, şaşırtıcı bir biçimde. Rahosh’u iki üç süründürdü; hemen atlamadı Georgie gibi.
Gerizekâlı Georgie… Nefretlik bir karakter ya. İlk kitapta zaten sevmiyordum.