“Cehalet ya da kudretsizlik insan gibi sınırlı bir mahluk için mazeret sayılabilir; fakat Yaratıcımızda bu kusurlara yer yoktur. Bizim böyle hesapsızca suç diye damgaladığımız bu beşerî eylemlerin hepsini o öngörmüş, o yazmış, o istemiştir. O halde, ya bu eylemlerin suç olmadığı ya da insanın değil Tanrısal Varlık’ın mesul tutulması gerektiği sonucunu çıkarmak zorundayız.”
“duygularımızın işaretleri olduğu sürece ahlak duygularımızın nesnesi olduğundan, bu ilkelerden değil tamamen dış kuvvetten doğdukları durumda övgü ya da yergiye yol açabilmeleri imkânsızdır.”