Elifnaz

Tavşanlar, nasıl ederiz de kartalları defederiz derdindeler. Oysa kartallar bugün birini, yarın öbürünü kapıp kaldırıyor tavşanların.
Reklam
…Ama o, çevresindeki bütün kardeşlerini yok eden insanoğluna teslim olmamıştı.
…Elimi mendilimle sarmama karşın, saptaki dikenler avucumu delik deşik ettmişti; öylesine zorlu bir saptı ki, sırf lif lif parçalara ayırana dek beş dakika mücadele ettim. Sonunda çiçeği koparmayı başardığımda sapı neredeyse püskül püskül olmuş, çiçeğin de deminki güzelliği, tazeliği uçup gitmişti. Ayrıca bu kaba, çirkin haliyle, güzelim kır çiçeklerinden oluşan zarif demetime de hiç yakışmamıştı. Yerinde ne güzel duran çiçeği canından ettiğime üzüldüm ve demetten çıkarıp attım.” Ne olağanüstü bir yaşam gücü bu.” diye düşündüm…
Sevgiye, güzel sözcükler duymaya ihtiyacı vardı. Her türlü teselliye inanmaya hazırdı, her ne olursa olsun geçmişe dönmek istiyordu. Hüzün, çırpınan huzursuzluğuna üstün geliyor, büyük duygulara veda ediş ufacık bir şefkate duyulan çocuksu özlem içinde kayboluyordu.
Sayfa 37·Kitabı okudu
İnsan kendini kaçak hissettikten sonra hiçbir yerde özgür değildir, içerde ya da dışarıda olmuş hiç fark etmez.
Sayfa 32·Kitabı okudu
Reklam