Moby Dick uzun süredir gözümü korkuttuğu için okumadığım bir klasikti. Okurken bunun boşuna olmadığına kanaat getirdim, yer yer çok yoruldum ama gösterilen sabra değen, çok değerli, çok derinlikli bir klasikmiş bana göre.
Anlatıcımız Ishmael bir balina avı gemisi mürettebatına katılıp denize açılır. Ancak bu sıradan bir balina avı gemisi değildir. Geminin kaptanı Ahab daha önceki yolculuğunda tek bacağını kaybetmesine sebep olan köpek balığı Moby Dick’i bulup intikam almaya, onu avlamaya kararlıdır. Bu kurgu zemininde ilerleyen kitap denizde geçen bir macera romanı olmaktan çok çok fazlası kesinlikle.
Hırs, intikam duygusu ile insanın yapabilecekleri, gözü dönmüşçesine kendini ve beraberindekileri felakete sürükleyişi; doğa-insan ilişkisi, insanın doğaya kurmak istediği üstünlük üzerine çok şey bulmak mümkün. Yer yer balina anatomisini anlatacak kadar ansiklopedik bilgi içeren bölümler, yer yer dini kitaplardan alıntılar, kimi zaman da şiirsel bir dille anlatılan heyecanlı sahneler var, hepsini harmanlayıp çok büyük bir kitap ortaya çıkarmış Melville. Hacmen de büyük, içerik ve edebi değer olarak da.
Bende Can yayınları baskısı vardı, çeviri olarak gayet iyiydi ama Mina Urgan çevirisi olan YKY baskısına da göz atma şansım oldu, Mina Urgan’ın bu baskıda kitaba ve Melville’e dair çok iyi bir önsözü var.
Sadece bir deniz macerası romanı beklentisiyle okumak hayal kırıklığı yaratır. Okuması yer yer gerçekten çok yorucu. Benim de en uzun sürede okuduğum kitaplardan birisi oldu ama değer mi, bence kesinlikle değer. Teknik olarak çok yönlü oluşunu, zenginliğini, derinliğini çok sevdim.