"Hiçbir ilişki eksik değildir; her ilişki, o kadarıyla, o biçimiyle, o süresiyle, tamdır. Ama her ilişkinin farklı girdi-çıktılan düzensiz bir çeperi, değişken yoğunlukta bir içeriği vardır.
Bu anlamda da, hiçbir ilişki, 'son'una kadar 'tamam değildir, her ilişki 'tamamlanmadan biter."
-Oruç Aruoba
* Eğer yaratıcı şeyler yapmak istiyorsan, biraz daha ışığın, sessizliğin ve ağlayabileceğin bir geçmişin olsun. Yaratmak acıyı ruhundan çıkarmak için yapılan bir ameliyattır. Herkesin acısı vardır ama esas olan acıyı büyütmek ve onu içinde tutacak yeterli iç alana sahip olmaktır.
* Bir dost ne kadar dostane bir yapı taşırsa taşısın bütün dünya düşmanın olduğunda senin arkanda durmaz. Dua ne kadar hikmet dolu olursa olsun dostluğun da bir geometrisi vardır.
* Yaşamda bir şeye tutunmak önemlidir, illa meyveli bir ağaç olması gerekmiyor bunun. Bir taşa, bir yalana, bir mezara, bir masala ya da yılana tutunabilirsin, bunların hepsi yaşamdır. Hiçbir şeye tutunmazsan ama o yaşam değil mezarsız ölüm olur.
Doğduğun bir kucağın, yürüdüğün bir toprağın, öldüğün bir mezarın olsun.
Unutma, dünya hiçbir zaman iyiye gitmez, ileriye gider ama iyiye gitmez. Biz ileriyi iyi zannederiz. Hangi dere dağa doğru akıp da kurumadan kalmış, öyle olsaydı, dağlar yerinde kalmaz, hepsi göğe doğru deniz olurdu.
Başka konuya geçeceğim şimdi. Aşkı erken yaşa, çocuk denecek yaşta yaşa. Böylece kemiklerin kırıldığında hemen geri yapışır, sakat gezmezsin; hem acısını çekerken hem başka kadın bulup düzelirken olan kaşıntıyla kolay başa çıkarsın. Yaşlıyken kafa üstü çakılınca parçalı kırıklar, tuz buz olmuş omurlarla dağılmış oluyorsun, ameliyatsız, çivisiz, testeresiz ayağa binip devam edemiyor, değneğe binmek zorunda kalıyorsun. Aşkı pamuksu bir bulut, ferah bir ılıca, ılık bir sabah sanma, aşk insanı magnum bir fişekle vuran mavzerdir. Aşk çocukluğun veremi yaşlılığın kanseridir; yaşlılar kanseri yenemediği gibi denk gelip verem olanına çatsa onu da yenemez, çocuklar ama veremi zaten yener de kansere de pek pabuç bırakmaz. Kanserine denk gelmişsen aşkın, ne kadar çok uzatırsan o kadar metastaz yapar. Yaşlılar kanser oluyor diyorlar, hayır kanser olmuyor, aşk oluyor, iyileşmeyince kansere karıyor.
İşte size 20 yaşındakiler için bir tavsiye. Ne istiyorsanız onu yapın. İçgüdülerinizin peşinden gidin. Peşinden giderken öğrenin. Esnek olun. Olabildiğince zevk almaya bakın. Hayat kısa.