Yine de etraftaki bu büyük sessizlik ve içten içe duyduğu yalnızlık onu biraz olsun sakinleştiriyor, tek bir kişiye rastlamadan sonsuza dek yürüyebileceği, bu ıssız topraklar gibi sessiz ve yalnız bir yaşamın hayalini kurduruyordu ona.
Ruhunun aniden dengesizleştiğini, sanki bir takım çatlaklardan, deliklerden, her şeyi bozan bir tür büyük dumanla birlikte benliğinin kaçıp gittiğini hissederdi.