Bu ataerkil enlemlerde derler ki, çocuklar ağlıyorsa korkacak bir şey yoktur, ama yetişkinler ağlıyorsa o zaman vardır. Ya aynı anda hem çocuk hem yetişkinsen ve babanın ölmekte olduğunu daha yeni öğrenmişsen ...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ölümden söz ederken aslında neden söz ederiz? Aramızdan ayrılan kişiden mi, yoksa kendimizden mi? Yoksa yokluğun kendisinden mi? O denli yok ki, her boşluğu yokluğuyla dolduruyor.
Bu bahçenin özel olduğunu biliyordum. İlk kanserden sonra onun hayatını kurtannıştı, ona on yedi yıl vermişti ama sonunu
da o getirecekti. İşe erkek kardeşimin satın aldığı bir kır evinin
boş bahçesiyle sıfırdan başladı. Kendimi en iyi burada hissedi-
yorum, diyordu. Önceki kemoterapiler ve ışın tedavisi kesinlikle
yararlı olmuştu ama aynı anda onu hırpalamıştı da. Eski kahkahasının, o taze ve neşeli ruh halinin asla geri gelmediğini hatırlıyorum. Uzun süreliğine sessizleşiyordu, bazen kendine ait sessiz
bir monoloğun içinde sadece başını hafifçe sallayıp duruyordu.
Bahçe onun öteki muhtemel yaşamıydı,onun sesiydi, susup
içine attığı herşeydi.Onun aracılığıyla konuşuyordu ve kelimeleri elmalar, kirazlar, iri kırmızı domateslerdi. Oraya vardığımda
yaptığı ilk şey, bana bahçeyi dolaştırıp göstermek olurdu. Bahçe
her seferinde farklıydı.